Kuzey Yunanistan Road Trip

Panteleimonas Köyü’nden manzara

Planladığımız 8 günlük Kuzey Yunanistan gezimizin rotasını kütüphaneden aldığımız Almanca yazılmış bir ‘Yunanistan gezi kitabı’ ile oluşturduk. Atina’dan başlayıp Selanik’e kadar toplamda 8 gün geçirdik. Yol boyunca da ufak yerlerde birer gün kalarak etraftaki antik şehirleri, köyleri, dağları gezdik.

Arachova Köyü

Çok güzel bir rota olmuş, biz şahsen bayıldık :) Dileyen bazı noktaları kırpıp daha kısa yapabilir ya da trekking gibi aktivitelerle daha da uzun yapılabilir. Rotanın detayları aşağıdaki gibi:

Kuzey Yunanistan ile araba rotası

  1. Eleusis: Tarım, hasat ve doğurganlığı temsil eden Demeter Tanrıçası için yapılmış bir şehir. Şehirde arkeoloji müzesinde (ücretli) milattan önce Roma Dönemi’nden kalan ve bazı tanrı ve tanrıçaların mermer heykelleri yer alıyor. Bizim gittiğimiz gün 25 Mart’ta bütün Yunanistan’da milli bayramdan ötürü (Osmanlı’ya karşı açılan bağımsızlık savaşı) sokaklar cıvıl cıvıldı. Çocuklar folklor kıyafeti giyip yürüyüş yapıyorlardı. Biz de buna denk gelince izleyelim diyip müzeyi yalan etmiş olduk. Eleusis deniz kıyısında olduğundan sahilde bir parça yürüyüş yapılıp, kahve molası da verilebilir.

    Eleusis, 25 Mart

     

    Eleusis Müzesi

  2. Livadya (1 GÜN): İçerisinden nehir geçen minicik, mini yürüyüş rotaları ile tatlı ama sakin bi köy. Nehir boyunca yürüyüp eski taş köprüyü, 1300’lü yıllarda Katalanlar tarafından yapılmış kaleyi ve daha yürüdükten sonra dağın yukarısında 500 basamakla ulaşılan şapeli gezmek oldukça eğlenceli.
    • Arachova: Yolda antik şehre giderken karşımıza çıkan Arachova denen kafe restoranların olduğu bölgeyi görünce duralım dedik. Meğer burası Parnassos Dağı‘nın yamacında yer aldığından kayak merkezinin köyü imiş. Dağda kayak vs. veya yürüyüş aktivitesi de yapılabilir. Ya da bizim gibi kahve için mola verebilirsiniz.

    • Delfi Antik Şehri: Dağın yamacında huzurun içerisine kurulmuş bi antik şehir. Burada Apollon Tapınağı ve M.Ö 4. y.y’den kalan bi tiyatro bulunuyor. Biz maalesef 4’te kapandığı için içeri giremedik. Giriş ücreti de 5 EUR’ydu. (Mart 2019)
    • Hosios Loukas Manastırı: 10. yy’ye ait olan bu bizans mimarisine sahip manastır Yunanistan’ın en eski ve en iyi korunmuş manastırıymış. Dağın yamacında, etrafta doğa dışında hiçbir şeyin olmadığı tam bir inziva yeri. Osmanlılar ve 2. Dünya Savaşı’nda Almanlar kiliseye baya zarar vermişler diye söylediler, özellikle içerideki resimleri ve altınları çalmışlar. Daha sonradan tekrar yapıp onarmak durumunda kalmışlar.
      Bu manastıra vakitlice gitmek de fayda var, karayolu çok dar olduğundan akşama kalmamak lazım. Bir de kiliseler belli bi saatten sonra kapanıyor, biz o yüzden kiliseleri göremedik.

      Hosios Loukas Manastırı

  1. Lamia: Nispeten büyük bi yerleşim yeri. Şehirde arkeoloji müzesi de yer alıyor. Çarşısında bizdeki gibi baharatçılar, pastaneler, kahveciler epey dükkan var. Loukoumi‘nin karşısında yer alan esnaf lokantasında bizim bildiğimiz fasülye, yaprak sarması, biber dolması bulmak mümkün :)
  2. Larissa: Yol üzerinde yemek-kahve için durduğumuz Larissa da bölgeye göre büyük bi belde.  16.y.y’de Osmanlı’dan kalma bedesten çarşısı, antik kalıntıları ile zamanında önemli bi yerleşim yeriymiş.

    Larissa Bedesten Çarşısı

    Çarşısı ufak ama sayısız restoran ve cafe ile dolu. Yunanlılar kahve içip dışarda oturmaya bayılıyorlar. Hafta içi öğle vakti gitmemize rağmen çoğu yer kalabalıktı. Biz yolda Larisa’ya girerken pazara denk geldik, baya ucuzdu. Eve götürmelik dolgun zeytinlerden aldık. Böyle şeyleri pazardan almaya bayılıyoruz.

    Larissa pazarı

  3. Volos (2 GÜN): Üniversitedeyken Volos’ta 2 arkadaşımız Erasmus yaparken Ufuk onları ziyarete gitmişti. O gün bugündür hala Volos’un tsipouro kültürünü (çipuri diye okunuyor) ağzından düşürmüyor. O yüzden biz de bu rotaya ekledik. İzmir’in minisi, deniz kenarında, hemen ardında ise Pelion dağları olan tatlı, huzurlu ve sakin bir şehir. Çarşısında da çeşitli baharatçılar, şarküteriler, küçük esnaflar ve birbirinden güzel pastaneler bulunuyor. Yalnız bi konuda uyaralım; Volos’ta gerçek anlamda Siesta kültürü yaygın. 14-17 arası dükkanlar kapanıyor, Çarşamba ise öğleden sonra birçok dükkan kapalı. Volos’un şehir merkezi dışında dağa doğru çıkıp yapılacak yürüyüş rotası ve gezilecek yerler bulunuyor.

    Volos sahil yürüyüşü

    • Centaurs’ path: Karavos Şelalesi içerisinden geçip ağaçların arasından geçilerek yapılabilecek (zorluğu kolay) güzel bir yürüyüş yolu. Biz sonuna kadar gitmedik ama toplam yol 5 km imiş. Dönüş yolunda da Aeriko cafe bar – Makrinitsa’ da dağ çayı molası verdik, şömineli, tam hayallerdeki dağ evi gibi :)

      Centaurs Yürüyüş Yolu, Volos

      Centaurs Yürüyüş Yolu, Volos

      Centaurs Yürüyüş Yolu, Volos

      Volos Dağ kısmı

    • The Great Tree-Πλάτανος: Bi önceki rotadan sonra dağın etrafından dolaşarak ulaşılan çok yaşlı bir ağaç da varmış. Yalnız rakım çok yükseldiği  (1000 km) için mevsimine göre çok sisli olabilir. Biz o yüzden devam edemedik yola, geri dönmek zorunda kaldık. Ancak siz yazın giderseniz dağın etrafından tur atıp sonra diğer yönden arabayla Volos’a geri dönebilirsiniz.
  4. Nei Pori: Meşhur Olimpos Dağı’nın aşağısında deniz kıyısında yer alan tatlı mı tatlı sahil kasabası. Etraftaki köyleri ve dağı görmek için biz burada kalmayı tercih ettik. Yaz aylarında denizi ile dağı ile çok güzel bir deniz tatili yapılabilir. Mart ayında biraz ıssız ve soğuktu haliyle :) Biz El Greco’da kaldık, çok samimi aile oteliydi, restoranları da var. Sahiplerinden Katerina Türkçe bile biliyor!

    Nei Pori

    • Panteleimonas Köyü: Taş evler, arnavut kaldırımlı sokakları ile Olimpos dağı eteğinde yer alan bir köy. Köyde çeşitli konaklama alternatifleri, cafe ve restoranlar da yer alıyor. Yaz aylarında eminiz ki bura daha canlıdır. Saint Panteleimon Kilisesi‘nin meydanında bir kahve keyfi mutlaka yapın.

      Panteleimonas Köyü

      Meydandaki kafelerden birinde tatlı kahve molası verdik. Tatlı baya lezzetliydi :)

    • Platamon Kalesi: 13. yy’nin başında yapılan Orta Çağ’dan kalan kaleyi gezmek de mümkün. Oldukça büyük olan kale, Osmanlı zamanında da güçlendirilerek kullanılmış. Alanda 2 kilise de inşaa edilmiş ancak şu an sadece yeri seçilebiliyor. Pek eser kalmamış kiliselerden. Giriş ücreti 1 EUR, sezon dışında erken kapanıyor. Vakitlice gitmek de fayda var.

      Platamon Kalesi, Pori

    • Litochoro Köyü: Olimpos Doğal Parkı’na arabayla girişin yapıldığı ya da yürüme rotasına başlanan köylerden biri aynı zamanda. Köye giriş yaparken sağ tarafta yer alan mini bir nehir bulunuyor. O nehir kenarında tatlış tatlış kafeler yer alıyor. Biz bunlardan biri olan Ντίσκο Ρωμέικο’ya gidip yiyebileceğimiz en lezzetli mezeleri burada yedik. Buraya mutlaka ama mutlaka gidin. Özellikle pancarına, bezelyeli favasına bayıldık, bayıldık. Sahipleri de çok tatlılar, resmen memleketlim :)

      Litochoro Köyü

      Ντίσκο Ρωμέικο Restoranı, Litochoro

    • Olimpos Dağı: Neredeyse 3000 km rakımı ile Yunanistan’ın en yüksek dağı olan Olimpos; mitolojide de çok önemli bi yere sahip. Mytikas olarak adlandırılan dağın en yüksek noktası; 12 antik Yunan tanrısının buluşmasına ev sahipliği yaptığına inanılıyor. Biz arabayla çıkılabilecek en yüksek nokta olan Prionia‘ya çıkıp oradan 1 saatlik yürüyüş yaptık. Doğa yürüyüşlerini seviyorsanız burayı mutlaka rotanıza ekleyin. Zengin flora ve faunaya sahip olduğundan yürüyüşte çeşitli hayvanlar, bitkiler görmek mümkün. Ve yanınıza ona göre ekipmanlarınızı almayı unutmayın. Burası Selanik’ten de 90 km uzaklıkta, Selanik tatili ile de birleştirebilir.
      • Prionia’ya arabayla çıkarken yolda bi mağara ve manastır da gördük. Manastırın içerisine girilmiyor çünkü neredeyse yıkılmış. 2. Dünya Savaşı’nda Almanlar büyük hasar vermiş.

        Prionia yürüyüş yolu

      • Her sene burada koşu maratonu düzenleniyor. Toplamda 3-4 farklı yarış var. Buradan detayları inceleyebilirsiniz. Böylece tanrı Zeus’u da anıp şereflendiriyorlarmış.
    • Dion Antik Kenti: Dağın yamacındaki bir diğer köy ise milattan önce 400’lü yıllarda Makedon kutsal şehri olup, Zeus şerefine 9 gün boyunca Olimpiyat oyunları düzenlenmiş. Şehirde yer alan antik tiyatro ve arkeolojik alanı gezmek mümkün. Antik Tiyatro tam Olimpos Dağı’nın önünde yer alıyor. Bu antik kent küçük bir alan değil, alanda ayrıca eski şehir de bulunuyor hamamı, pazar alanı vs. ile. Dolayısıyla gezmek en az 1-2 saati alacaktır. Giriş de ücretli olup 4 EUR ödedik biz. (Mart 2019)

      Dion Antik Kenti

      Antik kentte bile içme suyu bulmak mümkün. Yunanistan’ın turist olarak en güzel özelliği <3

  5. Selanik (2 GÜN): Son durağımız ise 2 gün kaldığımız Ege şehri Selanik’ti. İzmir’in birkaç boy miniği, merkezinde Roma Dönemi’nden antik kalıntılar, Osmanlı zamanında yapılan evlerin olduğu Ano Poli mahallesi, çarşısı, bedesteni ile bize hiç yabancı değil. Hafta sonluk bile ara ara gidilip muhteşem mezeler, Ege ruhu tadılabilecek bir şehirmiş. Daha önce yine Ufuk gitmişti Selanik’e ama çok vakit geçirmemişler. Umuyoruz ki sık sık gideriz Selanik’e. Özellikle Berlin’de yaşayınca insan deniz, dağ hasreti, iki sıcak sohbet, akdenizlilik arıyor. :)

Araba Kiralama

Büyük firmalar bir şehirden alıp başka bir şehirden teslime belli bi ücret karşılığı izin veriyorlar. Biz de o sebeple arabayı Atina’dan alıp Selanik’te bıraktık. Toplamda 238 EUR araba kirasına; 74 EUR da 6 gün benzine ödemiş olduk. Bu 6 günde ise 1000 km yapmışız.

Bu da yükseltilmiş arabamız. En ucuzunu almıştık ama o an ellerinde bu olduklarından bize bu arabayı verdiler :)

Umarız ki bu turumuz size de ilham verir, siz de Kuzey Yunanistan turu planlarsınız. Yunanistan bize memleketimiz gibi geldi, hiç görüşmeyip yıllar sonra karşılaşılan akrabamız gibi adeta :)

Author: admin

Share This Post On