Manhattan Gezilecek Yerler

New York 1615 yılında Hollandalılar tarafından keşfediliyor. Hollandalılar o zamanlar bu yere New Amsterdam adını vermişler. Manhattan’ın Harlem’i, ve adanın karşısındaki Brooklyn isimleri de Hollanda’dan. Daha sonra New Amsterdam 1600’lü yıllarının ortasında İngilizlere geçince dönemin York düşesinden ötürü şehre New York adı verilmiş.

Meşhur Times Square

Çok tatlı Greenwich mahallesi

Amerikan Devrimi’nden sonra New York Sanayi Devrimi ile ticaret, sanayi, sanat merkezi haline gelmiş. 1890’lardan 1950’lere kadar şehre dünyanın her yerinden gelen(İtalyan, Doğu Avrupalılar, Çinliler) göçmenler sayesinde de New York kozmopolit bir şehre dönüşmüş. Mesela Çin kökenli olup Amerika’da doğan gençler artık kendilerini ABC (American born Chinese) diye tanımlıyor. Neyse biz konumuza, yani gezilecek yerlere dönelim. Bu yazımızda daha çok Manhattan’daki gezilecek yerleri hazırladık. Hadi başlayalım!

Bethesda Terrace, Central Park

Central Park’taki tüm ulaşım yolları :)

  • Grand Central Terminal: 1900’ler yapımı tamamlanan bu tren garı New York’un en önemli simgelerinden biri. Ana alanın tavanında burçların simgeleri yer alıyor, bir tarafında eski usül planı gösteren siyah tahta, koca Amerikan bayrağı ve buluşma noktası olarak kullanılan Opal saatiyle bu bina insanı büyülüyor. Tren garının girişinde ise yer alan Tifanny camından yapılma  bir saat ve yanlarında 3 Yunan Tanrısı heykeli (Mercury, Hercules, Minerva) bulunuyor. Saatin ve binanın ihtişamı dışında tabi ki içeri de alışveriş noktaları da mevcut, mesela kocaman birkaç yere dağılmış Apple Store var :) Ve daha bir sürü mağazalar, market ve cafeler bulunuyormuş. Ben ana alan dışındaki yerlere gitmedim, ha bi de garın içerisinden hemen arka bitişiğindeki Metlife Plazası’na girmek de mümkün.

Grand Central Station (Tren Garı)

  • New York Public Library : Benim New York’ta en beğendiğim bina kesinlikle bu kütüphane oldu. Manhattan’ın orta yerinde, kocaman halka açık inanılmaz büyüleyici bir mimariye, dekorasyona sahip. Üst kattaki ana okuma odasını (The Rose Main Reading Room) mutlaka görün, hatta vaktiniz varsa oturup etrafı izleyin, kitabınızı okuyun. Kütüphanenin tam karşı sokağı ise “Library Way” olarak geçiyor ve kaldırımda sağlı sollu yazarların sözleri yerlere yazılmış. Burdan yürüyerek meşhur tren garına da (Grand Central Terminal) gidebilirsiniz :)

NY Halk Kütüphanesi, Manhattan

Ana okuma odası, New York Kütüphanesi

Kütüphane Yolu

  • Rockerfeller Center: Midtown’da plazaları, o meşhur NBC Stüdyoları, Radyo Stüdyoları ve daha bir sürü bina ile Rockerfeller ailesi bölgeyi ele geçirmiş. Ekim ayında plazanın önünde meşhur buz pisti kuruluyor ve daha sonra da kocaman bi yılbaşı ağacı kuruluyormuş. Ayrıca Rockerfeller Center’ın da üst katına çıkılabiliyor, ama yine 35 küsür dolar fiyatı. Empire State’i de görmek isterseniz bu gökdelen daha mantıklı olabilir.

Buz pisti, Rockefeller Center

Cadılar Bayramı zamanı, Rockefeller Center

  • Times Square: New York Times gazetisinin plazasının burada yer almasından ötürü burası bu adı almış. Daha sonra gazete başka yere taşınsa da adı böyle kalmış. Bu meydanda kocaman ekran reklamlar, gösteriş, renk, kalabalık, plazaların büyüklüğü insanın gözünü alınıyor adeta. Bu reklam gösterimi taa 1920’lere dayanıyormuş. 1930’da tüm dünyada yaşanan Great Depression adlı büyük krizden sonra bir süre bu meydan tehlikeli bir yer haline gelmiş; cinayetlerden, tecavüzlerden vs. insanlar buraya gelmeye korkmuş. Ama daha sonra 1960’ların sonundan itibaren filmlerde, dizilerde hatta oyunlarda Times Square’in gösterilmesiyle burası artık günümüzde herkesin bildiği bir meydan haline gelmiş. İnsan görünce vay be diyor, her şey o kadar gösterişli, al benili, o kadar büyük ki biz böyle bakakaldık :) Etrafın çok kalabalık olduğunu söylemeye gerek yoktur herhalde. Aşağıda bahsettiğimiz aynı gün broadway showlarının uygun biletlerini de buradaki TKTS gişelerinden bulabilirsiniz.

Meşhur Times Square

  • Empire State: Şehrin Midtown bölgesinde yer alan, yapımı 1931’de tamamlanmış ve 1972 yılına kadar da dünyanın en uzun binası olarak geçmiş bu bina. Şehrin bir çok yerinden anteni sayesinde kolayca görülüyor. New York’ta gökdelenlerin 1900’lerde yapılmalarına biz bayağı şaşırdık, ne ihtiyaç varmış ki bu kadar 100 küsür katlı gökdelen dikmişler hayret verici :D Neyse turist olarak binanın 86. katına ve/veya 102. katına çıkıp meşhur NYC manzarasını görebilmek mümkün. Ancak bunun fiyatları 38 Dolar’dan başlıyor, biz o yüzden çıkmak istemedik :) Başka sefere artıkın. Bu arada bayağı insan akşamları çıkıp NYC manzarasını görmeyi tercih ediyormuş. Bir de biletler online alınabiliyor.

Empire State Building, Manhattan

  • Chyrsler Binası: 1930’larda yapılan bir diğer gökdelense Chrysler (araba markası) gökdeleni. Empire State yapılana kadar en yüksek bina buymuş ama hemen Empire State yapılınca geride kalıvermiş bu Chrysler Binası. 1950’lere kadar da bu bina bu otomotiv devinin ana merkezi olmuş. Bu gökdelen de Art Deco mimarisi ile yapılmış ve gerçekten oldukça havalı bi gökdelen. Daha önceden bu gökdelenin de üst katına çıkılıp manzara seyredilebiliyormuş ama özel bir firmanın bu katı kullanmasından ötürü artık halka açık değilmiş.
  • Flatiron: Madison Square Park‘ın olduğu meydanda yer alan bu binayı gitmeden önce çok merak ediyordum. Gökdelen olacaksa en azından böyle sanatsal, mimari bir değer taşıyan bi gökdelen olsun bence :) Tepeden bakıldığında üçgen şekli varmış, aynı zamanda ütüye de benzediği için iron denmiş :)

Flatiron Building (Namı diğer ütü gökdeleni)

  • Deutsches Haus: Washington Square Park’ın kısa kenarından yukarı Midtown’a doğru yürüyünce University Pl. diye bir sokak var. Büyükçe sokağın bi kısmı NYU okuluna ait. Ve burada kısa kısa renkli renkli evlerin yer aldığı, arnavut kaldırımlı trafiğe kapalı bi sokak bulunuyor. Manhattan’ın orta yerinde böyle bir yer görünce gözlerimize inanamadık. Bu mini evlerden biri de üniversiteye ait Alman Evi’ymiş, almanca dersleri oluyormuş. Üniversite öğrencisi olmaya gerek olmadan bu sokağa giriliyor, mutlaka gidip gezin bu sokağı.

University Pl., Manhattan

  • 9/11 Memorial: 11 Eylül 2001’de olan ikiz kule saldırılarını anmak için; bu  kulelerin olduğu yere kocaman havuz yapılmış ve etrafında ölen insanların isimleri yazıyor. İnsan havuza bakınca, suyun akış yönü insanı içine çekiyormuş gibi hissettiriyor. Bu ikiz kuleler yıkıldıktan sonra yakınına kocaman yeni bir WTC (Dünya Ticaret Merkezi) yapılmış ve meydanda sanatçıların yaptığı birbirinden güzel grafitiler de yer alıyor. Ayrıca meydanda Oculus adı verilen beyaz, uzay üssü gibi bir yapı daha var. İçine girince mağazalarla karşılaşmak çok garip.

11 Eylül Anıtı

Sağdaki beyaz bina Oculus, 11 Eylül Anıtı

  • Ellis Adası: 1892 yılından itibaren 1950’lere kadar Amerika’ya gelen yaklaşık 12 Milyon göçmen bu adadaki liman üzerinden Amerika’ya giriş yapmışlar. Günümüzdeki Amerikalıların %50’sinin ataları bu adadan geçmiş. Bu göçmenlerin kaydı da bu adada yapılmış. Şimdi bu adada Göçmen Müzesi bulunuyor ve bütün bu süreçle ilgili bilgileri görüp okumak mümkün. İlginizi çektiyse ada ve müze ile ilgili buradan daha fazla bilgi alabilirsiniz.
  • Özgürlük Anıtı: Fransa’nın Amerika’ya armağanı olan bu Özgürlük Anıtı (ingilizcede aslında Lady Liberty diyorlar) yapma fikri 1865’te çıkmış. Amerika’nın bağımsızlığını ilan etmesini de anmak için Fransa böyle bir hediye düşünmüş. Heykelin yapımında Alexandre Gustave Eiffel‘den de destek alınmış ve heykelin tek başına da taşınabilmesini sağlamış. 1884’te heykelin yapımı Fransa’da tamamlanıp 1885’te New York’a getirilmiş. Heykelin alt kısmındaki yapıyı ise Amerika 1886 yılında ancak tamamlayabilmiş ve Ekim 1886’da dönemin başkanı açılışını yapmış. Kadın heykelin taşıdığı meşale bile 24 ayar altınmış.

Denizden Özgürlük Anıtı

Ayrıca Özgürlük Anıtı  şehre gelen göçmenleri de karşılamış ve onca yolu deniz yoluyla gelen göçmenlere ilham olmuş. Günümüzde tabi ki bir turist aktivitesi olarak bu adaya gidip, Özgürlük Anıtı’nın kafasına kadar çıkılabiliyormuş :) Biz Ellis Adası ve Özgürlük Anıtı’nı kapsayan toplamda 1.5 saatlik bir tekne turu ile burayı görmüş olduk. Turda kişi başı 35 dolardı ve Manhattan siluetini görmek de güzel oldu. Ancak çok da gerek olmadığını tekne turundan sonra anladık. Biraz tercih, ilgi, alaka meselesi tabi. Mesela bir mimar için eminim ki bu anıtı görmek, incelemek çok ilham vericidir. Diğer bir alternatif olarak bedava tekneler (mesela İkea’nın) de mevcutmuş, para vermeden de böyle bir tekne turu yapabilirsiniz.

Brooklyn Köprüsü’nde de biraz ilerleyince -ortasından sonra galiba- Özgürlük Anıtı görülebiliyor.

Parklar

  • Central Park: Adanın orta kısmından başlayıp kuzeyine doğru kocaman bi alana sahip Central Park; adeta çölde bir vaha gibi. 1850’lerde doğala yakın yapılan bu park, (park yapay yani) peyzaj mimarının günümüzde ilk örneklerindenmiş. Amaç insanların vakit geçirebileceği bi yer yapmakmış. Park da tek seferde bir ucundan diğer ucuna yürünebilecek gibi değil. Görülmesi gereken yerler genelde parkın alt kısmında yer alıyor. Özellikle Bethesda Terrace’ta her daim yapılan sokak müziğini, bir çok filmde dizide geçmiş Bow Köprüsü’nü, Strawberry Fields’ta John Lennon anısına yapılmış yerdeki “Imagine” karosunu görün. Ve ordan da W 72’de yer alan John Lennon’ın yaşadığı ve önünde öldürüldüğü Dakota Binası’nı görebilirsiniz. Sonbaharda buz pisti açılıyor, isterseniz onu da gidip görebilirsiniz. Bisikletle de Central Park’ı turlamak başka bi yöntem, Citibike’ları kiralamak basit.

Imagine, Central Park

Bow Bridge, Central Park

Melek Çeşmesi, Central Park

  • Bryant Park: İş merkezinin ve meşhur Times Square’in yakınında kaosun içerisinde insanın oturup birkaç nefes alabileceği çok güzel bir park. Yukarıda bahsettiğimiz kütüphane de parkın bir tarafında yer alıyor. Kışın buraya yılbaşı ağacı ve noel için dükkanlar da kuruluyormuş.

  • Madison Square Park: Flatiron Gökdelen’inin meydanında yer alan bu park bizim en favorilerimizden biri oldu. Ufuk’un ofisine de çok yakın olduğu için etraftan öğlen yemeği için bir şeyler alıp gelip burada sincapları izleyerek vakit geçirdik. Köşesinde de meşhur hamburgerci Shake Shack var. Hamburgerin kokusu bütün parka yayılıyor :)

Parklarda dolaşan sincaplar, Madison Square Park

  • Union Square Park: Bu meydandan bir sürü metro geçtiği için acayip kalabalık bir aktarma ve buluşma noktası. Meydandaki bazı günler Cumartesi gibi meyve sebze pazarı da kuruluyor. Parkta ayrıca Gandhi, Abraham Lincoln gibi isimlerin de heykelleri var. Her meydan gibi müziği eksik olmuyor ve el işi satan bir kaç tezgah da bulunuyor. :)

Semt pazarı, Union Square Park

  • Washington Square Park: Bu park tam bir New York klasiklerinden, hafta sonu çocuklu aileler, mahalle sakinleri ellerinde kahveleri ile burada yürüyüş yapıyorlar. Hava güneşliyse çimlerde New Yorkerlar havanın keyfini çıkarıyorlar. Sokak sanatçıları bir yandan müzik de yapıyor. Mutlaka görülmesi gereken parklardan burası :) Ayrıca mahalle sakini midir bilemeyiz ama Cüneyt Özdemir de buralarda takılıyor. Ben denk geldim ona.

Washington Square Park

  • High Line: Chelsea’da yer alan yerden yüksek, binaların seviyesindeki bu parkın alt tarafında eskiden şehre gelen malları, gıdaları taşıyan nakliye tren istasyonu yer alıyormuş ve bu alan da bu taşıma işleminde kullanılıyormuş. 80’lerde artık bu istasyon kullanılmayınca, bura bi süre atıl kalmış. Daha sonra 2000’lerde mahallelinin öncülüğü ile bura bir park haline dönüştürülmüş. Gün batımı için mutlaka gitmelisiniz. Çıkışta da Chelsea Market’te Los Tacos yemeyi unutmayın :)

High Line Park, Chelsea

Gün batımı, High Line Parkı

Dükkanlar & Alışveriş

  • Annex Market: Her Cumartesi ve Pazar kurulan bu bit pazarında el işi ürünler bulmak mümkün. Fildişi Sahilleri’nde bi kabilenin elleriyle dokuduğu masa örtüleri muhteşem bi hatıra. Biz kendimize bi tane aldık, piknik, plaj örtüsü olarak da kullanabiliriz.

Annex Market, Flatiron

  • Moma Design Store: Burası adından da anlaşılacağı Moma Müzesi’nin(Her Cuma 4’ten itibaren giriş ücretsiz) hemen yanında yer alan ev dekorasyonu, aksesuar, biraz kıyafet olmak üzere minimal ve enteresan ürünler satan bir dükkan. Çok eğlenceli ve tasarım ürünler beğendik ancak ihtiyacımız olmadığı için almadık :) Siz de mutlaka bi göz gezdirin bu dükkana.
  • Fragrance Shop New York: Son zamanlarda esensiyal yağlar, aromaterapi, atıksız yaşama, kimsayalları hayatımızdan çıkarma gibi konulara merak saldığımdan New York’ta organik dükkan ararken burayı buldum. Kendime New York hatırası olarak seçtiğim kokulardan parfüm yaptırdım. Dükkanın sahibi Taylandlı ablanın parfüm için tam 75 farklı kokusu var. Hepsini tek tek koklayıp 6-7 tane kalana kadar karar verdim. Nasıl olcak, ya beğenmezsem soru işaretleri içerisinde beğendiğim kokuları belirledim. Sonra kadın da en beğendiğim kokulara göre parfüm karışımını yaptı. Gerçekten çıkan kokuyu çok beğendim. Farklı farklı boyutları var, ben 49 dolarlık yaklaşık 1 sene giden boydan yaptırdım. En büyüğü de 65 dolardı.

Kendi parfümümü yapma deneyimi ,Fragrance Shop New York

  • Commodities Natural Market: Organik mahalle marketleri son zamanlarda ilgimizi çektiğimizden karşımıza çıkan bu markete girmeden edemedik. Paketsiz eski usül bakliyatlar, esansiyel yağlar, kombucha (fermente soğuk çay), sebzeler vs. bulunuyor. Siz de bu tarz marketler gezmeyi seviyorsanız East Village’taki bu markete mutlaka uğrayın.
  • Tompkins Square Greenmarket: East Village’te Tompkins Park’ta pazar günleri kurulan semt pazarı da burada yaşayanları görmek için çok güzel bir aktivite. Biz kahvaltımızı Tompkins Bagels’ta yaptıktan sonra buraya uğrayıp sebze meyvelere baktık. Her ülkenin tükettikleri değişik sebze meyveler olabiliyor, bilmediğimiz var mı diye incelemeyi seviyoruz. Ayrıca soğuk havalarda çok iyi gelen sıcak apple cider da vardı. Ha unutmadan söyleyelim; sadece sebze meyve pazarı, hediyelik eşya gibi şeyler bulunmuyor.

Semt pazarı, East Village

  • Barnes & Noble: Union Square’de bütün bir binada yer alan bu kitapçıda gezmek çok keyifliydi. Üst katında kafe de var ve insanlar para ödemeden istedikleri kitabı alıp kafede okuyup sonra bırakıyorlardı. Bunu görünce de şaşırdık, çok hoşumuza gitti fikir :) Almak istediğiniz ingilizce kitaplar varsa mutlaka buraya gelin.
  • Strand Bookstore: Hem ikinci el kitap satan hem de insanlardan alan başka bir kitapçı daha. Buranın içi de kocaman, biraz kırtasiye ürünleri de var. Kitaplara ilgiliyseniz burayı da listenize eklemenizi tavsiye ederiz.
  • Best Buy: Meşhur Amerikan elektronik mağazası Best Buy’da bildiğimiz bütün markalar bulunuyor. Telefon dışında, akıllı evler için hublar, aydınlatmalar ve birkaç küçük ev aletleri bulunuyor. Biz Google Pixel için 2-3 kez geldik ama çalışanlar biraz garipti. En son Google’ın açtığı pop-up store’dan alıverdik :)
  • Whole Foods: Amerika’da bayağı büyük zincir bi market ancak içerisinde kahvecisi, pizzacısı, salata barı, sıcak yemeklerin olduğu bar derken adeta restoran gibi bir marketmiş :) Yoğun saatlerde +30 küsür açık kasayı görünce biz şok olduk. Nasıl bi talep, nası bir yoğunluk. Newyorkerlar da gayet alışık bu duruma, bu yoğunlukta oyalanacak bir şey bulmuşlar :)
  • Trader Joe’s: Burada Whole Foods ayarında bir market ancak bunun dışında kendi ürünleri de var. Berlin’den bir arkadaşım trufflelı bademli drapelerden istemişti. Baya güzelmiş gerçekten :) İş çıkışı burada da çılgın bir kuyruk vardı, toplamda 34 kasa açıktı.

İş çıkışı market kuyruğu, Trader Joe’s

  • Century 21: 11 Eylül Anıtı’nın orada yer alan vergisiz ve outletimsi bir AVM. Kocaman 5-6 katlı; kadın-erkek her türlü kıyafet bulmak mümkün. Hem de bir katında elektronik ve ev eşya ürünleri yer alıyor. Hava bir gün fırtınalı diye gidip bakalım demiştik. Gerçekten de %50 civarı indirimler var, alışveriş yapmak isterseniz uzak olmadığı için buraya gidebilirsiniz :) Gözünüz dönmesin aman dikkat.

Aktiviteler

  • Broadway Show: Ünlü Broadway müzikalleri, showları ve danslarını izlemek isterseniz, aynı gün etkinlikleri için %50’ye kadar indirim olabiliyor. Times Square’de yer alan TKTS gişesine her gün 3’te giderek bu biletlere ulaşabilirsiniz. Detaylı bilgi, günün showları için buradan kontrol edebilirsiniz. Biz gitmek istedik ama Times Square tarafına gitmeye mecalimiz kalmadı, başka sefere dedik artık :)
  • Amerikan Futbolu: Amerikalıların ata sporu olan futbolu, yerinde görmek isterseniz güzel bir etkinlik olabilir. Örneğin buradan önümüzdeki oyunları görebilir ve biletlerin fiyatlarına bakabilirsiniz.

 

Author: admin

Share This Post On