Mallorca

Mallorca adası İspanya’nın en büyük adası olup adı da latinca büyük anlamına gelen “Maior” kelimesinden gelmektedir. Adanın tarihinde Bizanslılar, Kuzey Afrikalılar (Mağribiler yaklaşık 4 yüzyıl Balear adalarını yönetmişler.), Katalanlar derken oldukça farklı imparatorluklar hüküm sürmüş. Günümüzde ise bu imparatorluklardan kalma şehir duvarı, eski yerleşimleri, Musa’nın Vadisi olan Valldemossa’sı, Araplardan kalma hamamlarıyla oldukça zengin bir ada.

Mallorca adası boyunca her yerde liman bulunuyor

Mallorca adası Balear Adalar eyaletine bağlı olup Minorca, İbiza, Formentera ve Cabrera adaları da aynı eyalettendir. Bu adalar Akdeniz’de ticaret açısından da oldukça öneme sahip. Şimdilerde Mallorca için turizm çok önemli, adanın gelir kaynağının %50’sinden fazlası turizmden oluşuyor.

Palma sokakları

Mallorca’ya gitmeyi düşünüyorsanız aşağıda daha detaylı bilgilere ulaşabilirsiniz :)

Mallorca 101

Mallorca adasının tek şehri olan Palma‘da birbirinden güzel mahalleler, sokaklar, meydanlar yer alıyor. Adada yaşayan yerlilerde genel olarak Palma’da yaşıyorlar. Palma’da yazın da kışın da hayat pek renkli. Yazın turistlerden ötürü popülasyon artıyor ancak kışın da oldukça hayat varmış :)

Portakal ağaçları, Palma

Palma dışında; Arenal ve Magaluf olarak iki ana bölge bulunuyor. Arenal‘de Alman turistler yoğunluktayken Magaluf‘ta İngilizler ağırlık gösteriyor :) Bölgedeki restoran, cafe, bar ve diskolar da bu ülkelerin insanlarına göre hizmet veriyor. Örneğin Arenal’de her şey birden Almancaya dönüşüyor, insan neye uğradığını şaşırıyor :)

Palma’ya adını veren palmiyeler

  • Nasıl gidilir?: Adanın tek şehri olan Palma’da havalimanı yer alıyor. Havaalanından otobüs ile şehir merkezine gitmek mümkün. Tek yön 5 EUR ve 20 dakikada tren istasyonun olduğu Plaza Espana‘ya gidiyor.
  • Nerede kalınır?: Mallorca tatilinizi ikiye bölüp önce Palma’da kalıp sonra da herhangi bir beldeye gidip orada ikinci yarıyı geçirebilirsiniz. Palma eski şehrin olduğu, birbirinden güzel meydanların ve evlerin yer aldığı çok güzel ufak bir şehir. Palma’yı yürüyerek gezmek mümkün. Ancak diğer yerler için araba gerekebilir. Palma dışında biraz araştırma yaparak minik bir belde de kalmanızı tavsiye ederim.
  • Ne zaman gidilir?: Sezon Mayıs ve Ekim arası oluyormuş. Temmuz ve Ağustos’ta hem çok sıcak hem de çok yoğun (haliyle pahalı) olabiliyor. Dolayısıyla ya Mayıs-Haziran (ortası gibi) arası veya Eylül-Ekim arası gitmek de fayda var. Mayıs ayında deniz; girilebilecek kadar sıcak oluyor, çok soğuk değil. (Bir Ege soğuğu yok tabi :))
  • Kaç gün yeterli?: Palma’yı doya doya gezmek istiyorsanız 3 gün ayırabilirsiniz. Bazı günler yakındaki plajlara da gidebilirsiniz. Köyleri vs. de görmek istiyorsanız toplamda en az 1 hafta ayırmak gerek. Tüm adayı keşfetmek için haftalarca kalmak lazım, gerçekten çok büyük bir ada. Ve adada yapılacak çok fazla şey var :) Kafaları karıştırmadan bir haftalığına gelip güzel güzel gezip hem de deniz tatili yapabilirsiniz. Daha fazla zamanınız varsa tadından yenmez :)

Palma Old Town’daki sokaklar

  • Ulaşım: Adada basit toplu taşıma mevcut. :) Otobüs, metro ve trenleri var ancak özgür olmak istiyorsanız pek yeterli değil. Adada toplu taşıma ile nerelere gidiliyor buradan görebilirsiniz. Dolayısıyla bir hafta gibi nispeten uzun süre gidiyorsanız araba kiralamanızı da tavsiye ederiz. Ben araba kiralamadım ancak arkadaşımın arkadaşı aracılığı ile Es Trenc plajına ve Valldemossa köyüne arabayla gittik. Motor ehliyetiniz varsa motor kiralamak da bu ada da çok keyifli olabilir :)

Palma Old Town

Gezilecek Yerler

Palma:

  • La Lonja: Palma’nın en tatlı en güzel sokaklarının olduğu semtlerden biri. Bir sürü kafe, restoran ve bar da bulunuyor. Bir akşam üzeri güneş biraz çekildikten mutlaka bu semtte gezip sokaklar arasında kaybolun.
    • Lonja de Mallorca: La Lonja’nın meydanında yer alan bu bina 15. y.y’ında yapılmış. Ticaret merkezi olarak kullanılan bu binanın sütunları Palma şehrine adını veren palmiye şeklinde yapılmış. Giriş de ücretsiz.

La Lonja Meydanı

Lonja de Mallorca

  • Catedral de Mallorca: Palma eski şehrinin içine girer girmez insanın karşısına çıkan Katalan Gotik mimarisine sahip bu Katedral oldukça görkemli. Gotik katedrallerinde yer alan yuvarlak penceresi de (Rose window) dünyanın en büyük pencerelerinden biriymiş. Yapımında tam 1236 tane renkli cam kullanılmış. Katedrali yapımına ise 13. yy’da başlanmış ancak tamamlanması 17. yy’nin başına kadar sürmüş. Yapılırken de cami olarak planlanmış ancak daha sonra kiliseye çevrilmiş. (Mağribilerin adalara hüküm sürmesinden ötürü) Normalde giriş ücretli ancak Pazar günleri ibadet saatinde giderseniz ücretsiz olarak gezebilirsiniz. Bu şekilde bir sürü turist de ücretsiz geziyor :)

Catedral de Mallorca

Katedralin içi

  • Plaza Mayor: 1800’lü yıllarda inşaa edilen bu meydan engizisyon mahkemelerine ev sahipliği yapmış. Bu meydanın çok benzerinden Madrid’te de yer alıyor. Şimdilerde ise şehrin önemli duraklarından biri. Her daim canlı, sokak sanatçıları, kafeler ile dopdolu. Her bir çıkışından çıkarak şehrin capcanlı sokaklarını keşfedebilirsiniz.

Plaza de Mayor

Plaza Mayor yakınındaki zeytin ağacı (Belediye binasının oradada)

  • Santa Catalina: Denize yakın olan bu semt kafeleri, barları ve restoranları ile her daim canlı. Ancak özellikle gece hayatı için önemli bi semt. Eskilerde balıkçılar, değirmenciler bu kasabada yaşarmış. Semtte daha çok 2-3 katlı pembeli, sarılı birbirinden tatlış evler bulunuyor. <3
    • El Jonquet: Santa Catalina’daki bu minik mahallenin evlerine bayıldım. Minicik bir meydan olan Plaza Vapor‘da bütün evler rengarenk. Ayrıca biraz tepede de yer aldığından muhteşem bir deniz manzarası var. Param olsa kesin buradan ev almak isterdim :)

El Jonquet, Palma

El Jonquet, Palma

  • Passeig del Born: Barcelona’nın La Ramblası gibi sağlı sollu çiçek dükkanlarının yer aldığı etrafı ağaçlarla kaplı bir sokak. Ayrıca birbirinden lüks markaların olduğu alışveriş caddesi Avenida Jaime III (Mağribilerin hükümdarlığına son veren Kral) ‘ye de bağlanıyor. Bu caddede bir sürü kafe ve restoran da yer alıyor.

Passeig del Born

Plaça del Mercat

  • Biblioteca de Cultura Artesana: Burası nispeten minik, avlulu ve tatlı bir bahçeye sahip şehir kütüphanesi. Bahçesinde sandalyeler de var. Ağaçların altında; kitabını, gazetesini okumak isteyenler için inanılmaz tatlı bir yer. Ayrıca bahçede tüm Palma şehrinde uzun süredir süregelen işletmelerin ve maalesef kapanan işletmelerin tarihçesi ve adları yer alıyor. Bizim gibi restoran, kafe ve lokal işletmelere merakınız varsa bunları not edip gezebilirsiniz. Aşağıda bu işletmelerden birkaçını bulabilirsiniz :)

Cultura Artesana Kütüphanesi

Adanın diğer kısımları: 

  • Valldemossa(Musa’nın Vadisi): Palma’dan yarım saatlik mesafede olan bu tatlı köy dağın eteklerine kurulu. Ünlü bestekar/piyanist Federic Chopin 2 sene burada yaşamış. Sevgilisi George Sand da “Mallorca’da Bir Kış” adlı kitabını bu köyde yazmış. Orta çağdan kalma sokakları, bahçeleri ile insanı başka bir zamana götüren inanılmaz bir kasaba. Mutlaka görülecekler listenize ekleyin burayı :) Etrafta limon, portakal türlü türlü ağaçların kokusu ile gezinmek de pek keyifli.
    • Pastelería Ca’n Molinas: Bu köyde özellikle meşhur olan Coca de Patata hamur işini deneyebilirsiniz. Patates, un ve domuz yağından yapılan bu hafif tatlı hamur işi sıcak çikolataya banarak yeniliyor. Tatlı bahçesi olan bu kafede deneyebilirsiniz.

Coca de Patata, Valldemossa

Valldemossa sokakları

Valldemossa manzarası

Federic Chopin, Valldemossa

  • Mirado de sa foradada: Valldemossa’ya yakın olan bu tepe noktasında gün batımını mutlaka izleyin. Hemen aşağıda ise ortası delik bir kaya parçası bulunuyor, hatta buraya kadar inen patika yol bulunuyor. Vaktiniz varsa ve doğa yürüyüşlerini seviyorsanız aşağıdaki kayaya doğru inebilirsiniz.

Plajlar:

  • Palma plajları: Palma merkezinden 10 dakika uzaklıkta Portixol yönüne doğru gittikçe plajlar başlıyor. Beach club mantığı olmadan herkes istediği yere havlusunu, şemsiyesini atıp güneşleniyor. Bizim gittiğimiz plajların hepsi kumlu ve tertemizdi. Üstsüz ve tamamen çıplak (özellikle yaşlılar:)) insanları görünce epey garipsedim :) Kimse kimseye bakmıyor gerçekten çok enteresan :)
    • Güneşin yoğun olduğu saatlerde gidecekseniz şemsiye ayarlamaya çalışın.
    • Plajların bazılarında duş da yer alıyor.

Portixol sonrasındaki plaj

  • Can Pastilla: Palma sahilinden 10 km uzaklıkta ve bisikletle sahilden pıtı pıtı gidilebilecek bu plaj palmiye ağaçları ile çevrili. Plajda epey uzun ve sonrasında yer alan El Arenal ile birlikte yoğun Alman popülasyonu içeriyor :) Özellikle Megapark’ta Almanlar çığırdan çıkıyormuş oraya kadar gitmedik ama çok duyduk orayı :) Ayrıca buralarda mekanların adları artık Almanca, yemekler de sosis ve biralı yemeklere dönüşüyor :) Parasailing, wind surfing, kite surfing gibi bir takım deniz sporları da deneyebilirsiniz. Vaktiniz varsa Palma’dan bisiklet kiralayıp (Plaza Espana’daki turizm bürosundan kiralamak mümkün) buraya sahilden denize karşı gidebilirsiniz. Bir noktadan sonra da araba yolundan da ayrılarak sakin sakin püfür püfür gidiyorsunuz :)

Can Pastilla Plajı

Can Pastilla yolu

  • Es Trenc: Adanın en popüler plajlarından biri olan Es Trenc bembeyaz kumu, masmavi denizi ile muhteşem. Hafta sonları çok yoğun oluyor, kalabalıktan uzaklaşmak isterseniz hafta içi gitmek de fayda var :)

Es Trenc, Mallorca

Es Trenc plajı

Yemek

  • La Botana,Carrer de Can Brondo, 6: Palma’nın en havalı semtlerinden birinde olan bu restoran dışardan bakılınca çok lüks duruyor. Biz de girerken biraz çekindik ancak yemekleri gördüğümüzde iyi ki girmişiz dedik. Tipik İspanyol tapaslarından olan patatas bravas (patates kızartması), tortilla de patata (patatesli omlet),  pementos de Padrón (küçük yeşil biber kızartması), kalamar gibi lezzetleri mutlaka deneyin. Örneğin 2 kişi 4 bira ve bu tapaslara 36 EUR ödedik. Lüks duran bir yer için çok da pahalı değil bizce. Sizce nasıl fiyatlar?

La Botana’da tapaslar

  • Café L’Antiquari,Carrer Arabí, 5: Tatlış bir meydanda merdivenlerin başında yer alan bu kafede kahve molası verip etrafı izleyebilirsiniz. Akşamları merdivenlere oturup insanlar burada vakit geçiriyor ve biraz da yer bulmak zorlaşıyor :(.

Café L’Antiquari, Palma

  • Mercat Pere Garau: Pazar günleri hariç her gün kurulan bu pazar daha çok yerlilerin alışveriş yaptığı bir pazar. Meyve sebzeden, deniz ürünlerine, çiçeklere, tohumlara kadar birçok şey bulmak mümkün. Cumartesi günleri ise dış alanda da civarda yaşayan göçmenler stant kuruyor. Bu pazar diğer pazarlara göre daha uygun, ama öyle tasarım masarım ürünler yer almıyor :)

Mercat Pere Garau

Pere Garau marketi, Palma

  • Bar esquina II, Francisco manuel de los herreros 24: Pere Garau pazarının yakınında yer alan bu bar görünümlü yerde sabah kahvaltısı olarak empanada (Arjantin başta olmak üzere bütün Güney Amerika’da yer alan poğaçamsı hamur işi)  coca (soğanlı, domatesli ve baharatlı ispanyol pizzası) deneyebilirsiniz. Çalışanlar da yaşça epey büyük ve komikler :)

Coca, ispanyol usulü pizza

  • Incafe: Kahvaltı etmek için bir diğer alternatif daha. Kızartılmış ekmek olan tostadas alıp yanına ya reçel ya da üzerine domates tercih edebilirsiniz. Ya da kuruvasanlarını deneyebilirsiniz. Oldukça lokal bir yer, sabahları lokalleri görmek için de gidebilirsiniz :)
  • Forn Ca Na Teresa C.B,  Carrer de Colom, 16: Palma’nın en meşhur tatlılarından olan Ensaimada‘yı denemek isterseniz buraya gidin. 1966’dan beri hizmet veren bu pastane geleneksel bir dekorasyona sahip.  Ensaimada kol böreği görünümlü buğday unundan yapılan birkaç farklı çeşidi olan tatlı bir hamur işi. Sadesi bir parça tatlı ve üzerine pudra şekeri koyuyorlar. Yol üstü yemelik olarak buradan geçerken bir ensaimada alıp deneyin :)

Ensaimadacı, Forn Ca Na Teresa C.B

  • Forn Fondo, Carrer de la Unió, 15: Palma şehrinin en güzel sokaklarından birinde yer alan bu eski pastaneye de mutlaka uğrayın. Kurabiyelerden, makaronlara ve bir sürü diğer şeçeneklere lezzetli tatlı bulmak mümkün. Dükkan da mavi beyaz dekorasyonu ve puntosuyla çok tatlı.

Forn Fondo

  • Ca’n Joan de S’aigo, Carrer de Can Sanç, 10: Palma’da birden fazla şubesi olan bu pastaneye ben gidemedim ama burada da meşhur Ensaimada ve Coca deneyebilirsiniz. Ahşap sandalyeleri ve yerdeki karoları ile oldukça eski usül bir yer. Bence mutlaka deneyin, bizim yerimize de yiyin :)
  • Moltabarra, Carrer del Pes de la Farina, 12: Kocaman bir ağacın olduğu meydanda yer alan bu bar ise yerli gençlere rast gelmek için gidilebilecek güzel noktalardan biri. Atıştırmalık olarak da ekmek üstü tapaslar mevcut, bir akşam buraya uğrayabilirsiniz.

Barın yakınlarında yer alan meydan

  • Agua Bar, Carrer de Jaume Ferrer, 6: Burası ise haftada 2 gün jam session (2-3 farklı müzik aleti yer alıp isteyen insanların minik sahneye çıkıp beraberce müzik yaptığı ortam) yapan bir bar. Gençler sırayla sahneye çıkıp şarkı söyleyip müzizk yapıyorlar. Bir tanede Hollandalı hippi amca var, o da çalanların yanında takılıyor :) Ben bu bara bayıldım, canlı müzik deneyip yerlilerle kaynaşmak isterseniz buraya gitmenizi tavsiye ederim.

Aqua Bar, Palma

Author: admin

Share This Post On