Berlin Yeme, İçme ve Gezi Rehberi

Geldik 2 aydır yaşadığımız ve uzun bir süre daha yaşayacağımız şehir Berlin’e. Tüm Berlin yolcularının gece hayatı ile ilgili ipuçları aradığını ve en güzel partilenecek mekan listesi istediğini biliyoruz. Maalesef bu yazımızda pek gece hayatı göremeyeceksiniz :) Ama daha da güzel şeyler, mesela enfes burger dükkanları, pizzacılar, sushi barları ve daha nicesini bulabileceksiniz! Size Berlin’in yakın tarihi ile ilgili uzun uzun bilgiler paylaşmayacağız. Zaten geldiğinizde ilk öğreneceğiniz şey Berlin duvarı ve Nazi Almanyası’nın etkileri olacaktır.

Berlin’e Giriş 101

1-Dil: Hipster cenneti Berlin’de her geçen gün daha fazla yabancı yaşıyor. Bazı mahallelerde Almanca bile konuşulmuyor. İngilizce bilen insan sayısı çok fazla, yürürken daha çok İngilizce bile duyabilirsiniz :) Bu kadar yabancı olunca o bildiğimiz Alman katı kuralı haliyle yok. Gayet kırmızı ışıkta geçilebiliyor, yere izmarit atılabiliyor vs. Yalnız 50 yaş üzeri Almanlar varken kırmızıda geçerseniz azar yiyebilirsiniz söyleyelim :)

Şehir genel olarak düz olduğundan ötürü bisiklet kullanımı hayli yüksek. Hem daha ucuz hem çok keyifli. Bisiklet yolu bazen kaldırımdan bazen arabaların yolundan devam ediyor. Ancak başınıza bir şey gelme ihtimali pek yok. Bisikletlilere yayalardan çok saygı gösteriliyor. Aşağıda 1-2 madde sonra bisiklet kiralayabileceğiniz yerleri listeledik.

2-Ulaşım: Berlin sokakları çok uzun ve geniş. Dolayısıyla öyle her yerini yürüyerek gezmesi pek zor. Örneğin 3 blok yürümek 10 dk sürebiliyor. O sebeple kalacağınız yerin yakınında mutlaka bir metro, tramvay durağı olsun. Hatta haritadan kalacağanız yere en yakın durağın yürüme mesafesine bakın. Toplu taşıma ise gerçekten inanılmaz, henüz sayamadığımız kadar metro, tramvay var. Her yerden mutlaka bir şey geçiyor. Özellikle şehrin etrafında tur atan 2 tane ring treni var; s41 ve s42. Biri saat yönünde diğeri saat yönünün tersinde dönüyor. Ulaşım bu kadar gelişmiş olunca haliyle biraz pahalı.

  • Tek biniş bileti 2.80 EUR, duraklardaki makinelerden nakit veye kartla alabiliyorsunuz. Bu tek biletin özelliği ise 2 saat geçerli, ancak bindiğiniz yöne doğru kullanamazsınız. Başka bir yöne kullanmanız gerekli. Bizce biraz saçma.
  • Günlük bilet ise 7 EUR, gece 3’e kadar geçerli. Maalesef tam bir gün etmiyor.
  • Haftalık bilet ise 30 EUR, uzun süre geliyorsanız bunu almak daha mantıklı olabilir.
  • Ayrıca 4’lü alımlarda ufak bir indirim oluyor. Toplam 9 EUR ödüyorsunuz.
  • Biletleri binmeden duraklardan veya tramvayların içindeki makinelerden geçerli kılmanız gerekiyor. Aksi halde cezası 60 EUR. Geçerli yaptığınızda tarih, saat ve bindiğiniz durağın adı yazıyor.
  • Ayrıca ulaşım anlamında şehri A, B ve C olmak üzere 3 bölgeye bölmüşler. Turistler genelde A ve B bölgelerinde takılıyor. C o kadar uzak ki henüz bize de gitmek kısmet olmadı. Bileti makineden alırken bu bilgi önemli o yüzden atlamayalım dedik :)
  • Semtler: Mitte, Prenzlaurberg, Friedrichshain, Kreuzberg ve Neukölln semtlerinin kendine has
    özellikleri var:)

    • Mitte: Merkez demek olan bölge turistik gezilebilecek birçok yeri kapsıyor. Brandenburg Kapısı, TV Kulesi, Alexanderplatz, Berlin Kilisesi hep burada yer alıyor.
    • Prenzlaurberg: Avrupa’nın en çok çocuk oranına sahip semti burasıymış. Parklarda sokaklarda hamile bi sürü kadın görebilirsiniz ya da bebeklerini gezdiren bir sürü anne görebilirsiniz. Ayrıca bu semtte büyük bir yabancı oranı var. Biz de burada oturuyoruz :)
    • Friedrichshain: Şehrin gece hayatının kalbi burada. Ünlü gece kulüpleri Berghain, Matrix vs. bu semtte yer alıyor. Gece hayatı ile ilgileniyorsanız burada kalmanız mantıklı olacaktır. Tabi gece hayatı dışında birbirinden güzel cafe ve restoranlar da bu bölgede mevcut.
    • Kreuzberg: Berlin’in serseri çocuğu önce Türklerin şimdi de yavaştan gençlerin ağırlıklı olmaya başladığı bir semt. O kadar kozmopolit ki özellikle Türkler gezerken hayretlere düşebilir :) Bize kendimizi bi tık güvensiz hissettiriyor ancak her daim canlı olması da insanın ilgisini çekiyor. Biz çok seviyoruz <3 Kotbusser metro durağının etrafını bolca gezin. Türkçe merkez yazan tabelayı, ana caddesini ve Türk yerlerini görünce şaşıracaksınız :) Ayrıca gece hayatının yoğun olduğu Falckenstein sokağı da atlanmamalı. Muhteşem kozmopolit bi sokak. Anlatamayız gezmeniz lazım :)


    • Neukölln: Aykırı gençlerin yeni semti ise Neukölln, birbirinden hipster cafeleri ve barları ile Berlin’in yeni gözdesi olabilir. Ancak merkeze bir tık uzak.

Kreuzberg’teki ünlü kuruyemiş Smryna :) Çay, çekirdek alıp oturup çitleyebiliyorsunuz. 

3-Konaklama: Yukarıda semtleri listeledik. Siz kendi beklentinize ve bütçenize göre bir seçim yapabilirsiniz.  Bizim favori bölgemizi ise aşağıdaki haritada bulabilirsiniz. Mitte’nin aşağıdaki bölgesine bayılıyoruz, hem turistik hem merkezi. Daha ne olsun :)

4-Kaç gün kalmalı?: Aşağıda onca yapacak şeyden sonra bizim tavsiyemiz en az 5 gün ayırmak yönünde. Özellikle yaz aylarında daha bile uzun kalınabilir, biraz şehrin keyfini çıkartmak lazım. Ayrıca şehre yazın gelmenizi tavsiye ederiz, biz de henüz kışı görmedik ama herkes kıştan ürküyor :/

5-Genel Fiyatlar

  • Sokakta döner&falafel döner: 3-4.5 EUR.
  • Bira: markette 0.5-1.5 EUR aralığında değişiyor. Publarda kendi biralarını yapan yerlerde ise 3.5 ile 5.5 aralığında değişiyor 50’lik bira.
  • Bir öğün: Atıştırmalık dışında bir restorana giderek yiyebileceğiniz yemekler ise 7-12 EUR aralığında değişiyor. Tabi ki daha ne yerler vardır, sınır yok bu işlerde :)
  • Kahve: Latte 2.5-3.5 EUR aralığında değişiyor. Havalı kahvecilerde 3.5 EUR fix gibi :)
  • Su: Yarım litre su 0.75 ile 1.50 EUR arasında değişiyor.

6-Späti: Bildiğimiz Tekel olan Spätilerden içkisini alan kapı önündeki masalara oturup vakit geçirebiliyor. Tekel olduğundan ötürü bara göre hem daha ucuz hem de herkes burayı tercih ediyor :) Bir akşam Weinbergsweg 27’deki Türk tekelinde takılabilirsiniz, oldukça popüler.

7-Bisiklet kiralama: Daha ucuz olması açışından bisiklet ile Berlin’i gezebilirsiniz. Nextbike denen birçok durağı olan bisikletleri mobil uygulama üzerinden kiralayabiliyorsunuz. Yine mobil uygulama üzerinden en yakın durakları görebiliyorsunuz, oldukça çok durakları var. Çalışma mantığı da çok basit. Fiyatları da oldukça uygun. İlk yarım saat ücretsiz sonra her saat 1 EUR. Eğer durağı olmayan bir yere de park ederseniz 0.5 EUR ceza kesiyor. Biz geldiğimiz ilk hafta bunu kullandık, çok da memnun kaldık. Ya da günlük kiralamak isterseniz Eberswalder durağına yakın bisikletçiden alabilirsiniz. Biz de bisikletlerimizi Bike Piraten’den aldık hem yardımseverler hem de uygun. Ancak biraz yavaş çalışıyorlar :)

Gezilecek Yerler

  1. Oberbaumbrücke köprüsü: East Side Gallery’den sonra yer alan bu köprü duvar varken Doğu ve Batı’yı ayırıyormuş. Duvar yıkılınca Friedrichshain ve Kreuzberg semtlerini birbirine bağlıyor.
  2. Brandenburg Kapısı: 1800’lerin sonunda yapılan bu kapı Berlin’in simgesi. Kapının tepesinde yer alan heykel ise meydanda yer alan Amerika ve Fransa Konsolosluğu’na tepeden bakıyor. O sebeple kapının hemen önündeki bu meydana Pariser Platz adı verilmiş. Almanya ve Fransa arasında yaşanan çekişmeden ötürü :) 2. Dünya Savaşı’nda kapı oldukça hasar görmüş ve sonra restore edilmiş. 1989’da duvarla beraber bu kapı da açılıp bugünkü haline kavuşmuş.
  3. Holocaust Memorial: Bir mühendis ve bir mimar kocaman bir alana (19 bin m2) Yahudiler için bloklardan oluşan bir anıtlar meydanı yaratmışlar. Tam 2711 tane blok var. Alana girdiğinizde çukurlaştığını ve insanın kendini küçücük hissetmesini fark edebilirsiniz. Burada mutlaka bi süre geçirip bloklar arasında kaybolun. Information centerda 2. Dünya Savaşı’nda ölen Avrupa’daki yahudilerle ilgili ücretsiz sergiyi gezebilirsiniz.


  4. BebelPlatz: Meydanda Humbolt Üniversitesi ve bi katedral yer alıyor. Meydanın bir köşesinde 1933’te Nazi döneminde bu meydanda yakılan 20 bin kitap için cam bir alan yer alıyor. Albert Einstein’dan Karl Marx’a kadar önemli insanların kitapları burada yakılmış. Yerde yer alan bu camdan alttaki temsili boş kütüphane raflarını görmek mümkün.

  5. CheckPoint Charlie: Doğu-Batı Berlin döneminde kullanılan A ve B’den sonra 3. geçiş noktası C(harlie). Bürokratlar, büyükelçiler ve aileleri o dönemde kullanabiliyormuş. Bu kapı Batı Berlin’de yer aldığından Amerika tarafından yönetilmiş. Müzesinde bu geçişin tarihçesi ve belgeseli yer alıyor. Bu geçiş noktasında şu an duran temsili Amerikan askerleri ile fotoğraf çektirebilirsiniz. Ayrıca bu alanda Amerika kısmına giriyorsunuz, Hoş geldiniz tabelası da yer alıyor. Pasaportunuza da Checkpoint Charlie damgası vurdurabilirsiniz.
  6. Berlin Dom: İlki 1700’lerde yapılan şehrin en büyük kilisesi 2. Dünya Savaşı’nda gördüğü hasarla toplamda 3 kez yeniden yapılmış. Kiliseyi ve kubbesini gezmek mümkün ve ücretli.  (7 EUR) Bu kilise nehrin ortasında Müze Adası’nda yer alıyor. Adada aynı zamanda Bergama Müzesi var. Evet İzmir Bergama’dan getirip arkeoloji müzesi yapmışlar.
  7. AlexanderPlatz: Berlin’in en merkezi ve kalabalık meydanlarından biri. Bu meydanda yer alan TV Kulesi de şehrin bir çok yerinden görülüyor. Kaybolduğunuzda bu TV kulesine bakıp yönünüzü bulabilirsiniz :) Meydana adını veren ise 1800’lerde Rus İmparatoru I.Alexandre’mış. Bu meydanda ufak çaplı alışveriş merkezi, Primark, Decathlon vs. de bulabilirsiniz.

  8. East Side Gallery: Doğu Berlin’de 1.3 km uzunluğunda yer alan bu duvarda 100’den fazla grafiti yer alıyor. Berlin’in görülmesi gereken turistik duraklarından biri, mutlaka gidin. Sakin fotoğraf çekmek isterseniz tabi ki sabah erken saatlerinde gitmelisiniz. Yoksa güzel kare yakalamak zor.

  9. Tempelhofer Feld: 1920’lerde kurulan bu havaalanı Nazi Dönemi’nde savaş uçakları için kullanılmış. 2008’de kullanıma kapatılmış. 2014 yılında Berlin’in en büyük parkı olarak halka açılmış. İnsanlar hafta sonu piknik yapıyor, koşuyor, yürüyüş yapıyor, köpeklerini gezdiriyor. Havaalanı olarak düşününce böyle bi yerde şimdi vakit geçirebilmek inanılmaz. Ayrıca gün batımı da burada muazzam oluyor. Alan da çok büyük olduğu için bisiklet kiralayıp gezmeniz daha mantıklı olabilir :)

Cafe&Yemek

  • Zola, Paul-Lincke-Ufer 39-40: Kreuzberg’te kurulan Türk pazarının hemen karşısında yer alan Zola en beğendiğimiz pizzacı şu ana kadar. Napoli usulü odun fırında pizzalar 2 dakikaya pişiyor. Mutlaka ama mutlaka buraya gidin. Yoksa çok pişman olursunuz :)
  • Burgermeister, Scaliger Strasse 136: Ucuz ama kaliteli hamburgerin güzel örneklerinden. Berlin’de 2 tane yer alıyor! Biri eskiden halk tuvaleti olarak kullanılan bir büfede daha salaş olarak hizmet veriyor. Self servis olduğundan önce sipariş edip ödeme yapıyorsunuz sonrasında sıranın size gelmesini bekliyorsunuz. Chili cheese hambugerini mutlaka deneyin. Etinin dışı çıtır içi de sulu. Ekmeği de yumuşacık. Hambugerler 4 ile 5 EUR aralığında değişiyor.
  • Mustafa Gemüse Kebap, Mehringdamm 32: Türkler Berlin’i adeta bir döner cenneti yapmış. Hatta bizim bildiğimiz basit dönerden de farklı yapıp üstüne yeni lezzetler katmışlar. Bunun öncülerinden biri de Kreuzberg’in hipster cenneti Mehringdamm’daki Mustafa Gemüse(sebze demek Almanca). Sıradan bir büfe ancak hiç mi hiç kuyruğu azalmıyor. Geceleri ise kuyruk alıp başını gidebiliyor. Tavuk dönere; birkaç çeşit salata, peynir, çeşitli soslar ve en sonda limon ekleyip elde ediliyor. Sonra da afiyetle yiyorsunuz :)

  • Markthalle Neun, Eisenbahnstraße 42/43: Yine Kreuzberg’te yer alan bu pazar alanı Perşembe günleri birbirinden lezzetli stantların yer aldığı bi pazara dönüşüyor. Ülkelerin kendi mutfaklarının önemli yemeklerini ayak üstü stantlardan alıp yiyorsunuz. Kore, Vietnam, Japon, Alman, Kolombiya, Arjantin, İtalya, Türk derken nerdeyse tüm dünyadaki ülkelerin lezzetlerini burada bulabilirsiniz :) Fiyatlar Berlin ortalamasına göre bir tık pahalı ama denemeye değer. Akşam 5’te başlıyor. Berlin ziyaretlerinde atlanmaması gereken yerlerden. Bir dondurmacı var, ev yapımı enteresan tatlar var mutlaka deneyin.

    Bu arabada satılan dondurma çok iyiydi. Mutlaka deneyin :)

    Bu da karamelize soğanlı, 24 saat boyunca elma sirkesinde pişen biftekli sandviç
  • Aldimashqi: Ufuk uzun süre Arabistan’da yaşadığı için Arap yemeklerine çok meraklı. Ben de onunla geze geze sevdim. Suriye restoranı olan bu dükkanda kapıda bir sürü sıra görünce ilgimizi çekti. Sıranın büyüklüğünü göz ardı edip hemen sıraya dahil olduk. Kakule sinmiş tavuk dönerini çok sevdik. Ayrıca bir sürü meze var. Vaktiniz varsa mutlaka uğrayın buraya.
  • Transit, Rosenthaler straße 68: Siz de bizim gibi Uzak Doğu yemeklerini seviyorsanız ufak kaselerde bir sürü lezzetler deneyebileceğiniz Transit’e mutlaka uğrayın. Her ufak kasenin tanesi de 3.5 EUR.
  • Yamyam, Alte Schönhauser Str. 6: Lezzetli Kore yemekleri yapan Yamyam’da pilav üstü soslu lezzetler bulabilirsiniz. Ya da ördekli noodle deneyebilirsiniz. Pilavlı kaseler 9 EUR civarında gidip geliyor.
  • Schitzelei, Chausseestr. 8: Dana şinitzel yapan bu restoran avluda yer aldığından oldukça sakin. Oturur oturmaz minik bardaklarda bira ikram ediyorlar. Porsiyonlar kocaman, bir şinitzeli 2 kişi paylaşmanızı tavsiye ederiz. Ayrıca pazar ve pazartesi günleri şinitzel de epey indirim oluyor, 12 EUR’ya 2 kişi karnınızı doyurabilirsiniz.
  • Factory Girl, Auguststraße 29: Sahipleri Türk olan bu cafede tabakta tam serpme olmasa da kahvaltı bulabilirsiniz. Ayrıca bizim gibi uzun süredir etmiyorsanız Türk kahvaltısı, daha mutlu olamazsınız :) Augustst. sokağı da oldukça turistik, sonrasında etrafı da mutlaka gezin.
  • Tommi’s Burger Joint, Invalidenstraße 160: Hamburger eti 150 gr ve orta pişmiş oluyor. Tek çeşit hamburgeri var; cheddar ve bacon eklemek ise ekstra ücretli. Eti bi tık kuru, az baharatlı ama lezzetliydi. Ekmeğine ise bayıldık.
  • Standard Pizza, Templiner Str. 7: Mitte’nin güzel sokaklarında yer alan bu pizzacı da 1.si kadar iddalı. Ortalamanın üzerinde pizzacılar olduğundan fiyatlar 8-10 EUR aralığında değişiyor. Ayrıca nutellalı pizza ve tiramisuları da deneyebilirsiniz.
  • Kanaan, Kopenhagener Str. 17: Şehrin iddaalı humuslarını ve falafellerini yapan bir İsrail işletmesi. Porsiyonlar oldukça büyük, bir meze tabağı söyledik 3 kişilik geldi :) O yüzden paylaşımlı ortadan yemeli şeklinde sipariş verirseniz hem ekonomik olur hem güzel doyarsanız.
  • The Bird, Am Falkplatz 5: Mauer Park’a çok yakın olan bu hamburgerci şehrin en iddaalı hamburgerlerinden birini yapıyor. Ekmeği, sulu mu sulu kocaman eti ve yanındaki kabuklu patatesleri ile muazzam. Porsiyonlar büyük olduğundan hamburger henüz yarısında iken doymaya başlıyorsunuz. Biz kişi başı bi tane söyledik, bitirdik hamburgerleri ama çok fazla doyduk. Siz siz olun paylaşımlı söyleyin. Fiyatlar da epey pahalı olduğu için 12 EUR, daha ekonomik olur :)
  • La Pausa, Torstraße 125: RosenthalerPlatz’de yer alan bu dilim pizzacıyı mutlaka  deneyin. Koca bir dilim 2.80 EUR, 2 dilim fazla gelebilir ona göre alın. Doymazsanız bir dilim daha alırsınız. Pizza hamurları çıtır çıtır. Ayaküstü yemek yemelik güzel bir durak!
  • Masel Topf,Rykestraße 2: Ortadoğu Mutfağı’nı özleyenler için güzel bir durak. Akşam vakitlerinde piyano eşliğinde leziz yemekler yiyip keyifli vakit geçirebilirsiniz. Lokasyonu, yemekleri ve hizmeti pek bir güzel. Çıtır ekmek içinde karışık ızgara tabağı ya da dana sarma alabilirsiniz. 
  • Omoni, Kopenhagener Str. 14: Bize defalarca kez şehrin en iyi sushi restoranı olarak burası gösterildi.  Rezervazyonsuz yer bulmak mümkün değil:) Biz de rezervasyonlu olarak gidip 2 kişilik sushi menülerinden birini söyledik. Her lokmasında tekrar tekrar mutlu olduk! Özellikle kopenhagener tempura sushi yediğimiz sushiler arasında ilk 2 sıraya girecek cinstendi. Tabi bir de nigiri yedik! Unagi ve maguro pek bir güzeldi. Fiyatlar da çok pahalı değil. Bu tabak 22 Euro✌ Rezervasyon yaptırmayı ve yanınızda nakit götürmeyi unutmayın. 
  • Umami, Knaackstraße 16: Çoğu kez öğlen arasında gidip menüleri ile mutluluk yaşadığımız Viyetnam mutfağı. Öğle menüleri daha ucuz ve seçenekler bol. Kızarmış ördekleri, karidesleri ve burgerleri pek bir güzel. 
  • Hops & Barley,Wühlischstraße 22/23: Şu ana kadar gittiğimiz en lezzetli ev yapımı biraları olan bar! Standart 4-5 çeşit ev yapım biraları var. Ara sıra da özel biralar çıkarıyorlar. Weissbier ve IPA mutlaka denenmeli. Fiyatları ise oldukça uygun. 30’luk 2.5 Euro, 50’lik 3.5 Euro.
  • Falafel Aladdin,Stargarder Str. 50: Berlin’de bol bol falafel dükkanı bulmak mümkün. Bu da denediğimiz 3-5 falafel dükkanından en lezzetli bulduğumuz. Üzerindeki tahin sosu, humusu ve falafelin tadı efsane. Fiyatları da oldukça ucuz.

Kahve

  1. Bonanza, Oderberger Str. 35: Mauer Park’a yakın olan Bonanza kendi kahvelerini kavuruyor. Hipsterların uğrak kahvecilerinden, mutlaka deneyin.
  2. Nothaft + Seidel, Schönhauser Allee 43a: Muzlu ekmekle bir kahve söyleyip dışarda gelen geçeni izlediniz mi sizden Berliner olmaz :)
  3. Cafe Craft, Schivelbeiner Str. 23: Mauer Park’ın yukarısındaki tren istasyonunun üzerinde yer alan bu kahveci; yolunuz üzerinizde ise uğrayıp mola verebilirsiniz.
  4. Bekarie, Dunckerstr. 23: En sevdiğimiz mahallerden birinde yer alan bu pastanede kahvaltı edip yoldan geçeni izlemek çok keyifli. Ayrıca çok meşhur Portekiz tatlısı pastel de nata’yı da mutlaka deneyin.
  5. The Barn, Schönhauser Allee 8: Berlin’de 2 şubesi olan The Barn kuralları olan bir kahve kavurucusu. İçerde laptopla çalışmak yasak diyor :) Sosyalleşin diyor açıkça. Kahveleri gerçekten çok başarılı, mutlaka deneyin.
  6. Ben Rahim, Hackesche Höfe: 8 tane avludan oluşan dükkanların, cafelerin yer aldığı pasajda yer alan Ben Rahim adından da anlaşıldığı gibi Arap kökenli bir marka. Dükkanın girişi çok fotojenik, adeta instagramlık. Kahvelerini Londra’dan alıyorlar, gerçekten çok başarılı.

  7. Oslo Coffee Bar, Eichendorffstrasse 13: Berlin’in cool kahvecilerinden biri daha. Mitte’de yer alan bu kahvecide keyifli baristalarla sohbet edebilir, hemen kaynaşabilirsiniz :)
  8. Populus Coffee, Maybachufer 20: Kreuzberg’te yer alan tatlış kahve kavurucusunun sahibi Finlandiyalı. Cam kenarı inanılmaz huzurlu, saatlerce otur bilgisayarda takıl, kitabını oku.
  9. Companion Coffee, Oranienstr. 24: Bir alternatif butik mağazanın içinden geçilerek ulaşılıyor. Kahve dışında enteresan çaylar da bulunuyor. Hipster Berlinerler de içeride bilgisayarlarında takılıyorlar :)
  10. Roamers, Pannierstrasse 64: Şehrin bize göre en hipster kahvecisi burası. Merkezden biraz uzak olan Neukölln’de yer alıyor. Yeni nesil ahşap, bol yeşillikli sade ama hoş dekore edilmiş. Kahvaltılıkları da oldukça iddaalı, kocaman tepsilerde bol yeşillikli yumurtalar, sandviçler muazzam. Bu tarz cafe sevenler mutlaka buraya gelmeliler.

Dondurma

  • Fraulein Frost, Friedelstr. 39: Kreuzberg’te yer alan bu dondurmacının önünde sıra olması sebebiyle hadi biz de deneyelim diyerek girdik. İyi ki de girmişiz, benim vazgeçilmezlerim çikolata ve fındıklı muhteşem çıktı. <3
  • Amorino, Oranienburger Str. 1-3: Paris, Londra, Barselona gibi şehirlerde de olan bu dondurmacıdan Berlin’de de varmış. Hem de güle benzer şekilde külahı süslüyorlar. İtalyan dondurması denemek isterseniz buraya gidebilirsiniz.
  • Giorgio Lombardi, Weinbergsweg 5: İtalyan dondurması yapan bu dükkanda mutlaka dondurma deneyin. Özellikle fıstıklı dondurmaları muazzam dostlar, fıstık pahalı bir şey olduğundan, topu 20 cent daha pahalı.
  • Hokey Pokey, Stargarder Straße 73: Önünde kuyruğun eksik olmadığı Prenzlaurberg’in meşhur dondurmacısına mutlaka gidin. Yan yana 2 dükkan, meyveli de bir sürü çeşitleri var.

Parklar&Bahçeler

  1. Mauer Park: Kelime anlamı duvar olan bu park 1989’da duvarın yıkılması ile ufak tefek çalı kendi kendine büyümeye başlamış. Daha sonra halk fidan ekmeye başlamış. Bir peyzaj profesörünün de katkısıyla park bugünkü halini almış. Pazar günleri devasa bir pazar kuruluyor, yiyecek stantlarından el yapımı hediyeliklere, takılara vintage kıyafetlere kadar bir sürü stant var. Bunun dışında bazı stantlarda 2. el kıyafetler ve mutfak eşyaları satılıyor. Dileyenler için ev eşyası, komodin, şifonyer ve masa bile bulabilirler. Alışveriş kısmı dışında parkta çeşitli etkinlikler de oluyor. Kareoke yapılan tribün, hepsi birbirinden başarılı olan sokak müzisyenleri derken park muhteşem oluyor. Berlin’e gelmişken mutlaka bir Pazar Mauer’e gitmelisiniz.


  2. Tiergarten: Şehrin bir diğer kocaman parklarından biri. Aslında park demek az olur buraya orman denebilir. Bazı yerlerinde ağaçlar o kadar sık ki gökyüzü gözükmüyor. Vaktiniz varsa bisikletle Tiergarten’e gitmek çok keyifli oluyor yaz aylarında. Kış aylarında ziyaret ediyorsanız diyecek bir şeyimiz yok :)
  3. Volkspark am Weinbergsweg: Bu park minicik tefecik, bizim en sevdiğimiz park. Ortasında minik bir gölü de var, havalar güzelse herkes güneşlenmeye geliyor buraya. Parkın etrafında da çok güzel cafeler, restoranlar, gezilecek dükkanlar var.
  4. Monbijoupark: Mitte’de kanalın kenarında yer alan bu park oldukça hareketli. Kanalda şezlonglu bir bar var. Herkes birasını alıp, şezlonglarda güneşleniyor. Oraya uğrayabilirsiniz. (Strandbar)
  5. Görlitzer Park: Kreuzberg’in serseri parkı, her kesimden insan var :) Köşe başlarında duran siyahiler ile önce insana güvensiz geliyor. Ancak zaman geçince buranın da gayet normal bir park olduğunu anlıyorsunuz. Havalar güzelse akşamları herkes içkilerini alıp burada takılıyor.
  6. Treptower Park: Şehrin merkezinden biraz uzak olan Neukölln tarafında ama hafta sonu hava güzelse buraya da mutlaka uğramalısınız. Parkın içerisinde minik ada da var, orada yer alan bir barın şezlonglarında güneşlenip Berlin’in keyfini çıkartabilirsiniz. Biz bayıldık bu parka <3

Pub

  • PraterGarten: Berlin’in en meşhur bira bahçelerinden Prater; Eberswalder’de yer alıyor. Hava güzelse tüm Almanlar buraya çoluk çocuk gelip bi yandan biralarını içip bi yandan keyif yapıyorlar. Atıştırmalık için de bir bar bulunuyor; patates, pretzel vs. bulabilirsiniz. Hava güzelse mutlaka burada bir bira molası vermeyi atlamayın :)
  • Cafe am Neuen See: Tiergarten’da gölün yanı başında inanılmaz huzurlu bu bira bahçesi de başka bir alternatif. Bizim gibi bisikletle gittiyseniz burada bira molası verebilirsiniz. Hafta sonu daha canlı oluyor haliyle. Dileyenler gölde bisiklet çeviriyorlar.
  • Strandbar Mitte: Berlin’in bir diğer bira konsepti ise şezlonglu. Şehrin orta yerinde kumun içerisinde şezlongta keyif yapabilirsiniz. Bu barlardan en güzeli ise Mitte’de Dome’un hemen arkasında yer alan kanal manzaralı bu bar. Şezlongta bira keyfi yapmadan Berlin’i terk etmemelisiniz :)
  • Club der Visionaere: Treptow Parkı’nın orada minik bir kanalın kenarında yer alan bu mekana öğlenden itibaren girebiliyorsunuz. Fiyatlar ise giriş saatlerinize göre değişiyor. Öğlen saatlerinde daha ucuz ve bar gibiyken akşama doğru müzikle beraber cluba dönüşüyor. Buraya biz gittik, çok güzel mekan.
  • Gece hayatı: Berlin’in çok çılgın gece hayatı bulunuyor. Tabelasız salaş kapıların ardında Cuma’dan girip Pazartesi sabaha çıkmalı bi sürü yer bulunuyor. Özellikle Oberbaum Köprüsü’nün etrafında toplanmışlar. En meşhurları Berghain, Matrix, Watergate. Biz de henüz gidemedik ama ilginizi çekiyorsa girmenizi tavsiye ederiz. Berlin’de insanlar çok salaş aman ha süslenip kulüplere girmeye çalışmayın. Mümkün olduğunca sıradan ve siyah giyinmekte fayda var. Özellikle Berghain’e (Bergayn diye okunuyor) nasıl girilebilir ile ilgili internette bir sürü yazı bulabilirsiniz.

Alışveriş

  • Maybachufer: Kreuzberg’te kanalın kenarında yer alan bu sokakta Salı ve Cuma günleri Türk pazarı kuruluyor. Meyve, sebze dışında gözleme ve diğer ayaküstü atıştırmalıklar da bulabilirsiniz. Bir de el yapımı olan takılar, aksesuarlar, renkli cüzdanlar vs. de bulabilirsiniz. Pazarın bi alanında da insanlar yere oturuyor, bi sokak sanatçısı müziğini yapıyor. Pazara sadece meyve sebze alışverişi yapan teyzeler gitmiyor. Hipsterlar, hippiler, turistler derken oldukça kozmopolit bir pazara dönüşüyor. Mutlaka Berlin ziyaretinin yapılması gerekenlerinden :)


  • Hackesche Höfe: Burası Mitte’de yer alan birbirine bağlı 8 avludan oluşan bi yapı. 1900’lü yılların başında yapılmış ve günümüzde butik, alternatif mağazaların olduğu dükkanlara dönüşmüş. İçerisinde çikolatacıdan, şapkacıya, hediyelik eşya satan dükkana, çantacıya kadar bir sürü dükkan yer alıyor. Ben Rahim adlı kahveci de burada. Yorulduğunuzda orada mola verebilirsiniz.
  • HausSchwarzenberg: Bu pasaj genç sanatçıları teşvik etmek için kurulmuş. İçerisinde barlar, galeriler var ayrıca Yahudi olan Anne Frank küçük kızın sergisi yer alıyor. Rengarenk bu pasajı mutlaka görün.

  • Hackescher Markt: Yukarıda bahsettiğimiz avlulu çarşı bu meydana çıkıyor. Bu meydanda cafe restoranlar dışında el yapımı takı, incik boncuk da bulabilirsiniz. Sokak sanatçıları da her daim müziklerini yapmak için bu alandalar. Burası her daim çok hareketli, mutlaka uğrayın buraya.
  • Tiger: Bizim çok sevdiğimiz dekorasyon, kırtasiye, incik boncuk dükkanı. Hem de AlexanderPlatz’ta yer alıyor. Birbirinden rengarenk peçeteleri 1 EUR’ya alabilirsiniz.
  • Kurfürstendamm: Berlin’in en pahalı caddesi olan bu cadde bizim Bağdat Caddesi ayarında. Berlin’de görmediğimiz arabaları burada gördük. Tesla’nın da mağazası var. Alışverişe meraklıysanız 1-2 saat gezilebilecek yer. Aksi takdirde gitmeye pek gerek yok sonuçta alışveriş caddesi :)
  • Oderberger, StargarderKastanienallee, Ryker, WeinbergswegOranienburger ve Alte Schönhauser sokaklarında birbirinden güzel butik ve mağaza bulabilirsiniz. Özellikle Alte Schönhauser caddesinde vintage dükkanlar bulabilirsiniz. Bu sokaklar aynı zamanda turistik dolayısıyla alışveriş sevmezseniz bile bu sokakları gezin :) Oranienburger sokağında Mavi Jeans’i, Galata’daki Clandestino’yu görünce bizim gibi şaşıracak mısınız acaba?
    Stargarder Caddesi’nde yer alan el yapımı defter, kalem kutu satan bir Japon dükkanı: Sowale

  • Berlin’de Urban Outfitters, All Saints, & Other Stories, Uniqlo (Asya’nın H&M’i), Muji, COS gibi uluslarası markaların mağazaları bulunuyor. Alışveriş severlere duyurulur.

Gidilmesi gereken Berlin pazarlarına da buradan ulaşabilirsiniz :)

Author: admin

Share This Post On