Berlin Yeme, İçme ve Gezi Rehberi

Geldik 2 aydır yaşadığımız ve uzun bir süre daha yaşayacağımız şehir Berlin’e. Tüm Berlin yolcularının gece hayatı ile ilgili ipuçları aradığını ve en güzel partilenecek mekan listesi istediğini biliyoruz. Maalesef bu yazımızda pek gece hayatı göremeyeceksiniz :) Ama daha da güzel şeyler, mesela enfes burger dükkanları, pizzacılar, sushi barları ve daha nicesini bulabileceksiniz! Size Berlin’in yakın tarihi ile ilgili uzun uzun bilgiler paylaşmayacağız. Zaten geldiğinizde ilk öğreneceğiniz şey Berlin duvarı ve Nazi Almanyası’nın etkileri olacaktır.

Berlin’e Giriş 101

1-Dil: Hipster cenneti Berlin’de her geçen gün daha fazla yabancı yaşıyor. Bazı mahallelerde Almanca bile konuşulmuyor. İngilizce bilen insan sayısı çok fazla, yürürken daha çok İngilizce bile duyabilirsiniz :) Bu kadar yabancı olunca o bildiğimiz Alman katı kuralı haliyle yok. Gayet kırmızı ışıkta geçilebiliyor, yere izmarit atılabiliyor vs. Yalnız 50 yaş üzeri Almanlar varken kırmızıda geçerseniz azar yiyebilirsiniz söyleyelim :)

Şehir genel olarak düz olduğundan ötürü bisiklet kullanımı hayli yüksek. Hem daha ucuz hem çok keyifli. Bisiklet yolu bazen kaldırımdan bazen arabaların yolundan devam ediyor. Ancak başınıza bir şey gelme ihtimali pek yok. Bisikletlilere yayalardan çok saygı gösteriliyor. Aşağıda 1-2 madde sonra bisiklet kiralayabileceğiniz yerleri listeledik.

2-Ulaşım: Berlin sokakları çok uzun ve geniş. Dolayısıyla öyle her yerini yürüyerek gezmesi pek kolay değil. Örneğin 3 blok yürümek 10 dk sürebiliyor. O sebeple kalacağınız yerin yakınında mutlaka bir metro, tramvay durağı olsun. Hatta haritadan kalacağanız yere en yakın durağın yürüme mesafesine bakın. Toplu taşıma ise gerçekten inanılmaz, henüz sayamadığımız kadar metro, tramvay var. Her yerden mutlaka bir şey geçiyor. Özellikle şehrin etrafında tur atan 2 tane ring treni (S Bahn) var; s41 ve s42. Biri saat yönünde diğeri saat yönünün tersinde dönüyor. Ulaşım bu kadar gelişmiş olunca haliyle biraz pahalı.

  • Tek biniş bileti 2.80 EUR, duraklardaki makinelerden nakit veye kartla alabiliyorsunuz. Bu tek biletin özelliği ise 2 saat geçerli, ancak bindiğiniz yöne doğru kullanamazsınız. Başka bir yöne kullanmanız gerekli. Bizce biraz saçma.
  • Günlük bilet ise 7 EUR, gece 3’e kadar geçerli. Maalesef tam bir gün etmiyor.
  • Haftalık bilet ise 30 EUR, uzun süre geliyorsanız bunu almak daha mantıklı olabilir.
  • Ayrıca 4’lü alımlarda ufak bir indirim oluyor. Toplam 9 EUR ödüyorsunuz.
  • Biletleri binmeden duraklardan veya tramvayların içindeki makinelerden geçerli kılmanız gerekiyor. Aksi halde cezası 60 EUR. Geçerli yaptığınızda tarih, saat ve bindiğiniz durağın adı yazıyor.
  • Ayrıca ulaşım anlamında şehri A, B ve C olmak üzere 3 bölgeye bölmüşler. Turistler genelde A ve B bölgelerinde takılıyor. C o kadar uzak ki Schönefeld havalimanı dışında kullanmıyoruz. Bileti makineden alırken bu bilgi önemli o yüzden atlamayalım dedik :)
  • Semtler: Mitte, Prenzlauerberg, Friedrichshain, Kreuzberg ve Neukölln semtlerinin kendine has
    özellikleri var:)

    • Mitte: Merkez demek olan bölge turistik gezilebilecek birçok yeri kapsıyor. Brandenburg Kapısı, TV Kulesi, Alexanderplatz, Berliner Dom hep burada yer alıyor.
    • Prenzlauerberg: Avrupa’nın en çok çocuk oranına sahip semti burasıymış. Parklarda sokaklarda hamile bi sürü kadın görebilirsiniz ya da bebeklerini gezdiren bir sürü anne görebilirsiniz. Ayrıca bu semtte büyük bir yabancı oranı var. Biz de burada oturuyoruz :)
    • Friedrichshain: Şehrin gece hayatının kalbi burada. Ünlü gece kulüpleri Berghain, Matrix vs. bu semtte yer alıyor. Gece hayatı ile ilgileniyorsanız burada kalmanız mantıklı olacaktır. Tabi gece hayatı dışında birbirinden güzel cafe ve restoranların olduğu Boxhagener Platz‘ı da mutlaka gezilecekler listenize ekleyin.
    • Kreuzberg: Berlin’in serseri çocuğu önce Türklerin şimdi de gençlerin, hipsterların, hippilerin ağırlıklı olduğu international bi semt. O kadar kozmopolit ki özellikle Türkler gezerken hayretlere düşebilir :) Bize kendimizi bi tık güvensiz hissettiriyor ancak her daim canlı olması da insanın ilgisini çekiyor. Biz çok seviyoruz <3 Kotbusser metro durağının etrafını bolca gezin. Türkçe merkez yazan tabelayı, ana caddesini ve Türk yerlerini görünce şaşıracaksınız :) Ayrıca gece hayatının yoğun olduğu Falckenstein sokağı da atlanmamalı. Muhteşem kozmopolit bi sokak. Anlatamayız gezmeniz lazım :)


    • Neukölln: Aykırı gençlerin yeni semti ise Neukölln, birbirinden hipster cafeleri ve barları ile Berlin’in yeni gözdesi durumunda. Biz de artık burada ev arıyoruz, her kesimden insanın olması, gençlerin yoğunluğu bize her defasında Berlin’de olduğumuzu hatırlatıyor. Tabi sokaklar her daim keşmekeş, toplu taşıma, marketler hep bi kaos :)

“müşsünüz” Ayşe Erkmen’in Am Haus çalışması, Oranienstr 18

Kreuzberg’teki ünlü kuruyemiş Smryna :) Çay, çekirdek alıp oturup çitleyebiliyorsunuz.

3-Konaklama: Yukarıda semtleri listeledik. Siz kendi beklentinize ve bütçenize göre bir seçim yapabilirsiniz.  Bizim favori bölgemizi ise aşağıdaki haritada bulabilirsiniz. Mitte’nin aşağıdaki bölgesine bayılıyoruz, hem turistik hem merkezi. Daha ne olsun :)

4-Kaç gün kalmalı?: Aşağıda onca yapacak şeyden sonra bizim tavsiyemiz en az 5 gün ayırmak yönünde. Tabi ki ne aradığınıza göre değişir, hatta 3 günde yeter. Ancak özellikle yaz aylarında mümkün olduğunca parkları gezerek Berlin’in keyfini çıkartmak gerek. İlk kez geleceklere mutlaka yazın gelmelerini tavsiye ederiz. Kışın şehir gerçekten bambaşka. Bir kez yazı gördükten sonra kışı da tabi ki deneyimleyin deriz :) Ama bol gri hava, 3-4 arası havanın kararması, sokakta insan sayısının az olacağını baştan söyleyelim.

5-Genel Fiyatlar

  • Sokakta döner&falafel döner: 3-4.5 EUR.
  • Bira: markette 0.5-1.5 EUR aralığında değişiyor. Publarda kendi biralarını yapan yerlerde ise 3 ile 5 aralığında değişiyor 50’lik bira.
  • Bir öğün: Atıştırmalık dışında bir restorana giderek yiyebileceğiniz yemekler ise 7-12 EUR aralığında değişiyor. Tabi ki daha ne yerler vardır, sınır yok bu işlerde :)
  • Kahve: Latte 2.5-3.5 EUR aralığında değişiyor. Havalı kahvecilerde 3.5 EUR fix gibi :)
  • Su: Yarım litre su 0.75 ile 1.50 EUR arasında değişiyor.

Berlin’in meşhur curry wurstu

6-Späti: Bildiğimiz Tekel olan Spätilerden içkisini alan kapı önündeki masalara oturup vakit geçiriyor. Tekel olduğundan ötürü bara göre hem daha ucuz hem de herkes burayı tercih ediyor :) Bir akşam Weinbergsweg 27‘deki Türk tekelinde takılabilirsiniz, oldukça popüler.

7-Bisiklet kiralama: Daha ucuz olması açışından bisiklet ile Berlin’i gezebilirsiniz. Gırla paylaşımlı bisiklet kiralama şirketleri var. Nextbike, Mobike, Limebike, Obike vs. derken yürürken dikkatinizi çekmemesi imkansız.

  • Bu bisiklet firmalarının mobil uygulamaları var. Mobil uygulama üzerinden en yakındaki bisikletleri görebiliyorsunuz. Bisikleti alabilmek için kartınızı da uygulamaya tanımlamanız gerekiyor. İnternetiniz olacaksa mutlaka kullanmanızı tavsiye ederiz. İstediğiniz yerde bırakıp yolunuza devam edebiliyorsanız. Günlük bisiklet kiralarsanız, yürüyerek hareket ettikçe sürekli bisikleti de düşünmeniz gerekiyor, yaya olarak uzaklaşmayı engelliyor bu durum :)
  • Ya da günlük kiralamak isterseniz U- Eberswalder durağına yakın bisikletçiden alabilirsiniz. Biz de bisikletlerimizi Bike Piraten’den aldık hem yardımseverler hem de uygun. Çoğu bisiklet dükkanı günlük bisiklet kiralıyor ve fiyatlar 8-12 EUR arasında değişiyor.

Gezilecek Yerler

  1. Oberbaumbrücke köprüsü: East Side Gallery’den sonra yer alan bu köprü duvar varken Doğu ve Batı’yı ayırıyormuş. Duvar yıkılınca Friedrichshain ve Kreuzberg semtlerini birbirine bağlıyor.
  2. Brandenburg Kapısı: 1800’lerin sonunda yapılan bu kapı Berlin’in simgesi. Kapının tepesinde yer alan heykel ise meydanda yer alan Amerika ve Fransa Konsolosluğu’na tepeden bakıyor. O sebeple kapının hemen önündeki bu meydana Pariser Platz adı verilmiş. Almanya ve Fransa arasında yaşanan çekişmeden ötürü :) 2. Dünya Savaşı’nda kapı oldukça hasar görmüş ve sonra restore edilmiş. 1989’da duvarla beraber bu kapı da açılıp bugünkü haline kavuşmuş.
  3. Holocaust Memorial: Bir mühendis ve bir mimar kocaman bir alana (19 bin m2) Yahudiler için bloklardan oluşan bu anıtlar meydanını yaratmışlar. Tam 2711 tane blok var. Alana girdiğinizde çukurlaştığını ve insanın kendini küçücük hissetmesini fark edebilirsiniz. Burada mutlaka bi süre geçirip bloklar arasında kaybolun. Information centerda 2. Dünya Savaşı’nda ölen Avrupa’daki yahudilerle ilgili ücretsiz sergiyi gezebilirsiniz.


  4. BebelPlatz: Meydanda Humbolt Üniversitesi ve bi katedral yer alıyor. Meydanın bir köşesinde 1933’te Nazi döneminde bu meydanda yakılan 20 bin kitap için cam bir alan yer alıyor. Albert Einstein’dan Karl Marx’a kadar o dönem bir sürü yazarın kitapları burada yakılmış. Yerde yer alan bu camdan alttaki temsili boş kütüphane raflarını da görmek mümkün.

  5. CheckPoint Charlie: Doğu-Batı Berlin döneminde kullanılan A ve B’den sonra 3. geçiş noktası C(harlie). Sadece bürokratlar, büyükelçiler ve aileleri o dönemde kullanabiliyormuş. Bu kapı Batı Berlin‘de yer aldığından Amerika tarafından yönetilmiş. Müzesinde bu geçişin tarihçesi ve belgeseli yer alıyor. Bu geçiş noktasında şu an duran temsili Amerikan askerleri ile fotoğraf çektirebilirsiniz. (Dikkat ücretli) Ayrıca bu alanda Amerika kısmına giriyorsunuz, Hoş geldiniz tabelası da yer alıyor. Pasaportunuza da Checkpoint Charlie damgası vurdurabilirsiniz. (Dikkat ücretli)
  6. Berliner Dom: 1700’lerde yapılan şehrin en büyük kilisesi 2. Dünya Savaşı’nda gördüğü hasarla toplamda 3 kez yeniden yapılmış. Kiliseyi ve kubbesini gezmek mümkün ve ücretli.  (7 EUR) Bu kilise nehrin ortasında Müze Adası’nda yer alıyor. Adada aynı zamanda Bergama Müzesi var. Evet İzmir Bergama’dan getirip arkeoloji müzesi yapmışlar.
  7. AlexanderPlatz: Berlin’in en merkezi ve kalabalık meydanlarından biri. Bu meydanda yer alan TV Kulesi de şehrin bir çok yerinden görülüyor. Kaybolduğunuzda bu TV kulesine bakıp yönünüzü bulabilirsiniz :) Meydana adını veren ise 1800’lerde Rus İmparatoru I.Alexandre‘mış. Bu meydanda ufak çaplı alışveriş merkezi, Primark, Decathlon, TK Maxx vs. de bulabilirsiniz.

    Berlin’in Belediye Binası (Rathaus)

  8. East Side Gallery: Doğu Berlin’de 1.3 km uzunluğunda yer alan bu duvarda 100’den fazla grafiti yer alıyor. Berlin’in görülmesi gereken turistik duraklarından biri, mutlaka gidin. Sakin fotoğraf çekmek isterseniz tabi ki sabah erken saatlerinde gitmelisiniz. Yoksa güzel kare yakalamak zor.

  9. Tempelhofer Feld: 1920’lerde kurulan bu havaalanı Nazi Dönemi‘nde savaş uçakları için kullanılmış. 2008’de kullanıma kapatılmış. 2014 yılında Berlin’in en büyük parkı olarak halka açılmış. Şimdilerde insanlar hafta sonu piknik yapıyor, koşuyor, yürüyüş yapıyor, köpeklerini gezdiriyor. Havaalanı olarak düşününce böyle bi yerde şimdi vakit geçirebilmek inanılmaz. Ayrıca gün batımı da burada muazzam oluyor. Alan da çok büyük olduğu için bisiklet kiralayıp gezmeniz daha mantıklı olabilir :)

Parklar&Bahçeler

  1. Mauer Park: Kelime anlamı duvar olan bu park 1989’da duvarın yıkılması ile ufak tefek çalı kendi kendine büyümeye başlamış. Daha sonra halk fidan ekmeye başlamış. Bir peyzaj profesörünün de katkısıyla park bugünkü halini almış. Pazar günleri devasa bir pazar kuruluyor, yiyecek stantlarından el yapımı hediyeliklere, takılara vintage kıyafetlere kadar bir sürü stant var. Bunun dışında bazı stantlarda 2. el kıyafetler ve mutfak eşyaları satılıyor. Dileyenler için ev eşyası, komodin, şifonyer ve masa bile bulabilirler. Alışveriş kısmı dışında parkta çeşitli etkinlikler de oluyor. Kareoke yapılan tribün, hepsi birbirinden başarılı olan sokak müzisyenleri derken park muhteşem oluyor. Berlin’e gelmişken mutlaka bir Pazar Mauer’e gitmelisiniz.


  2. Tiergarten: Şehrin bir diğer kocaman parklarından biri. Aslında park demek az olur buraya orman denebilir. Bazı yerlerinde ağaçlar o kadar sık ki gökyüzü gözükmüyor. Vaktiniz varsa bisikletle Tiergarten’e gitmek çok keyifli oluyor yaz aylarında. Kış aylarında ziyaret ediyorsanız diyecek bir şeyimiz yok :)
  3. Volkspark am Weinbergsweg: Bu park minicik tefecik, bizim en sevdiğimiz park. Ortasında minik bir gölü de var, havalar güzelse herkes güneşlenmeye geliyor buraya. Parkın etrafında da çok güzel cafeler, restoranlar, gezilecek dükkanlar var.
  4. Monbijoupark: Mitte’de kanalın kenarında yer alan bu park oldukça hareketli. Kanalda şezlonglu bir bar var. Herkes birasını alıp, şezlonglarda güneşleniyor. Oraya uğrayabilirsiniz. (Strandbar)
  5. Görlitzer Park: Kreuzberg’in serseri parkı, her kesimden insan var :) Köşe başlarında duran siyahiler ile önce insana güvensiz geliyor. Ancak zaman geçince buranın da gayet normal bir park olduğunu anlıyorsunuz. Havalar güzelse akşamları herkes içkilerini alıp burada takılıyor.
  6. Treptower Park: Şehrin merkezinden biraz uzak olan Neukölln tarafında ama hafta sonu hava güzelse buraya da mutlaka uğramalısınız. Parkın içerisinde minik ada da var, orada yer alan bir barın şezlonglarında güneşlenip Berlin’in keyfini çıkartabilirsiniz. Biz bayıldık bu parka <3

Pub

  • PraterGarten: Berlin’in en meşhur bira bahçelerinden Prater; Eberswalder’de yer alıyor. Hava güzelse tüm Almanlar buraya çoluk çocuk gelip bi yandan biralarını içip bi yandan keyif yapıyorlar. Atıştırmalık için de bir bar bulunuyor; patates, pretzel vs. bulabilirsiniz. Hava güzelse mutlaka burada bir bira molası vermeyi atlamayın :)
  • Cafe am Neuen See: Tiergarten’da gölün yanı başında inanılmaz huzurlu bu bira bahçesi de başka bir alternatif. Bizim gibi bisikletle gittiyseniz burada bira molası verebilirsiniz. Hafta sonu daha canlı oluyor haliyle. Dileyenler gölde bisiklet çeviriyorlar.
  • Strandbar Mitte: Berlin’in bir diğer bira konsepti ise şezlonglu. Şehrin orta yerinde kumun içerisinde şezlongta keyif yapabilirsiniz. Bu barlardan en güzeli ise Mitte’de Dome’un hemen arkasında yer alan kanal manzaralı bu bar. Şezlongta bira keyfi yapmadan Berlin’i terk etmemelisiniz :)
  • Club der Visionaere: Treptow Parkı’nın orada minik bir kanalın kenarında yer alan bu mekana öğlenden itibaren girebiliyorsunuz. Fiyatlar ise giriş saatlerinize göre değişiyor. Öğlen saatlerinde daha ucuz ve bar gibiyken akşama doğru müzikle beraber cluba dönüşüyor. Buraya biz gittik, çok güzel mekan.
  • Gece hayatı: Berlin’in çok çılgın gece hayatı bulunuyor. Tabelasız salaş kapıların ardında Cuma’dan girip Pazartesi sabaha çıkmalı bi sürü yer bulunuyor. Özellikle Oberbaum Köprüsü’nün etrafında toplanmışlar. En meşhurları Berghain, Matrix, Watergate. Biz de henüz gidemedik ama ilginizi çekiyorsa girmenizi tavsiye ederiz. Berlin’de insanlar çok salaş aman ha süslenip kulüplere girmeye çalışmayın. Mümkün olduğunca sıradan ve siyah giyinmekte fayda var. Özellikle Berghain’e (Bergayn diye okunuyor) nasıl girilebilir ile ilgili internette bir sürü yazı bulabilirsiniz.

Alışveriş

  • Maybachufer: Kreuzberg’te kanalın kenarında yer alan bu sokakta Salı ve Cuma günleri Türk pazarı kuruluyor. Meyve, sebze dışında gözleme ve diğer ayaküstü atıştırmalıklar da bulabilirsiniz. Bir de el yapımı olan takılar, aksesuarlar, renkli cüzdanlar vs. de bulabilirsiniz. Pazarın bi alanında da insanlar yere oturuyor, bi sokak sanatçısı müziğini yapıyor. Pazara sadece meyve sebze alışverişi yapan teyzeler gitmiyor. Hipsterlar, hippiler, turistler derken oldukça kozmopolit bir pazara dönüşüyor. Mutlaka Berlin ziyaretinin yapılması gerekenlerinden :)


  • Hackesche Höfe: Burası Mitte’de yer alan birbirine bağlı 8 avludan oluşan bi yapı. 1900’lü yılların başında yapılmış ve günümüzde butik, alternatif mağazaların olduğu dükkanlara dönüşmüş. İçerisinde çikolatacıdan, şapkacıya, hediyelik eşya satan dükkana, çantacıya kadar bir sürü dükkan yer alıyor. Ben Rahim adlı kahveci de burada. Yorulduğunuzda orada mola verebilirsiniz.
  • HausSchwarzenberg: Bu pasaj genç sanatçıları teşvik etmek için kurulmuş. İçerisinde barlar, galeriler var ayrıca Yahudi olan Anne Frank küçük kızın sergisi yer alıyor. Rengarenk bu pasajı mutlaka görün.

  • Hackescher Markt: Yukarıda bahsettiğimiz avlulu çarşı bu meydana çıkıyor. Bu meydanda cafe restoranlar dışında el yapımı takı, incik boncuk da bulabilirsiniz. Sokak sanatçıları da her daim müziklerini yapmak için bu alandalar. Burası her daim çok hareketli, mutlaka uğrayın buraya.
  • Tiger: Bizim çok sevdiğimiz dekorasyon, kırtasiye, incik boncuk dükkanı. Hem de AlexanderPlatz’ta yer alıyor. Birbirinden rengarenk peçeteleri 1 EUR’ya alabilirsiniz.
  • Kurfürstendamm: Berlin’in en pahalı caddesi olan bu cadde bizim Bağdat Caddesi ayarında. Berlin’de görmediğimiz arabaları burada gördük. Tesla’nın da mağazası var. Alışverişe meraklıysanız 1-2 saat gezilebilecek yer. Aksi takdirde gitmeye pek gerek yok sonuçta alışveriş caddesi :)
  • Oderberger, StargarderKastanienallee, Ryker, WeinbergswegOranienburger ve Alte Schönhauser sokaklarında birbirinden güzel butik ve mağaza bulabilirsiniz. Özellikle Alte Schönhauser caddesinde vintage dükkanlar bulabilirsiniz. Bu sokaklar aynı zamanda turistik dolayısıyla alışveriş sevmezseniz bile bu sokakları gezin :) Oranienburger sokağında Mavi Jeans’i, Galata’daki Clandestino’yu görünce bizim gibi şaşıracak mısınız acaba?

    Stargarder Caddesi’nde yer alan el yapımı defter, kalem kutu satan bir Japon dükkanı: Sowale

  • Berlin’de Urban Outfitters, All Saints, & Other Stories, Uniqlo (Asya’nın H&M’i), Muji gibi uluslarası markaların mağazaları bulunuyor. Alışveriş severlere duyurulur.

Gidilmesi gereken Berlin pazarlarına da buradan ulaşabilirsiniz :)

Author: admin

Share This Post On